Kısa adı ABTTF olan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu genel başkanı Halit Habip Oğlu imzalı basın bildirisi yayınlandı.
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı’nca yayımlanan “Yunanistan’da Dini Öneme Sahip Alanlarda Yaşanan Olaylar – 2024” başlıklı raporda yer alan Batı Trakya Türk toplumu ile ilgili hususlara dair yazılı görüş hazırlayarak yetkili Yunan makamlarına iletti.
ABTTF yazılı görüşünde, uluslararası antlaşmalar uyarınca dini özerkliğe sahip Batı Trakya Türk toplumunun dini konularda yaşadığı sorunlar ve taleplerinin yanı sıra Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumunun dini özgürlüklerinin devlet eliyle gasp edilmesini dile getirdi. ABTTF ayrıca, Yunanistan’da Osmanlı İmparatorluğu’ndan miras tarihi camilerin muhafazası ve restorasyonunda yaşanan sorunları da aktardı.
Raporun Batı Trakya Türk toplumu ile Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumuna ilişkin yüzeysel, eksik ve yanlış bilgiler içermesi ve devletin resmi tezini tekrarlayarak yanlı olmasını eleştiren ABTTF, bu durumun raporun en temelden doğruluğunu ve güvenilirliğini zedelediğini kaydetti.
ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunun 1830 Protokolü, 1881 Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Barış Antlaşması ile dini alanda özerk kılındığının altını çizerek, devletin Anayasa’da hakim din olarak belirtilen Ortodoks Hristiyan Kilisesi ile ülkedeki tanınmış din olarak kabul edilen Yahudi cemaatinin organizasyonu ve işleyişine müdahale etmediğini ancak Türk toplumunun din işlerine doğrudan karıştığını, bununla Yunanistan’ın taraf olduğu değinilen uluslararası antlaşmaları ihlal ettiğini dile getirdi.
1991 yılında kabul edilen yasa ile Batı Trakya Türk toplumunun dini özerkliğine aykırı olarak Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka’da müftülerin devlet tarafından atanmaya başladığını not eden ABTTF, bugün Batı Trakya’da devletin atadığı ancak cemaatin tanımadığı müftüler ile cemaatin seçtiği müftüler olmak üzere ikili bir yapının olduğunu ifade etti.
ABTTF, son olarak Batı Trakya Türk toplumunun en başından beri karşı çıktığı 4964/2022 sayılı “Trakya’daki Müftülüklerin Modernleştirilmesi” başlıklı yasa uyarınca Dimetoka’ya yeni müftü atandığını belirterek, Dimetoka’ya tek taraflı Bakanlık kararıyla müftü atayan Yunanistan’ın bir kez daha Türk toplumunun 1913 Atina Antlaşması ile belirlenen ve 1923 Lozan Antlaşması ile garanti altına alınan dini özerkliğini ve iradesini yok saydığını kaydetti.
Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumunun dini özgürlüklerinin yine devlet tarafından gasp edildiğine dikkat çeken ABTTF, adalarda müftünün 1974’teki ölümüne kadar görevini sürdürdüğünü, o tarihten sonra devletin Rodos’taki müftülük makamını kapatarak adalardaki Türk toplumunun dini liderlerini belirleme hakkını ellerinden aldığını, bugün de adalarda müftünün olmadığını ifade etti.
ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunun dini özerkliğinin iade edilmesini, özgür iradesiyle seçtiği müftülerin resmi dini liderleri olarak hükümet tarafından tanınmasını, 4115/2013 sayılı yasa, 52/2019 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve 4964/2022 sayılı yasanın iptal edilmesini ve Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumunun dini, kültürel ve eğitim haklarının iade edilmesini talep etti.
