Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Federal Meclis’te 7 Ekim’de görüşülecek AB–Mercosur (Güney Amerika Ortak Pazarı) anlaşması öncesinde, mevcut Gümrük Birliği’nin Türkiye açısından yarattığı sorunlara dikkat çekti.
Karaahmetoğlu: “Avrupa, Güney Amerika ile ticaret ilişkilerini geleceğe taşırken Türkiye ile ekonomik ilişkilerini 1995’in koşullarında bırakamaz” dedi.
Avrupa Birliği ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’dan oluşan Mercosur arasındaki anlaşmayla, 15 yıl içinde AB’nin Mercosur ülkelerine ihracatının yüzde 91’inden fazlasındaki gümrük vergilerinin aşamalı olarak kaldırılması öngörülüyor.
Karaahmetoğlu, anlaşmanın Türkiye açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti:
“Federal Meclis’te Mercosur’u konuşurken masada olmayan bir ülkeyi de düşünmemiz gerekiyor: Türkiye. Türkiye yaklaşık 30 yıldır AB ile Gümrük Birliği içinde ve AB’nin ticaret politikasına önemli ölçüde uyum sağlamak durumunda. Ancak AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarıyla elde ettiği gümrük vergisi indirimleri ve diğer ticari avantajlar Türkiye’ye otomatik olarak uygulanmıyor. Sorun tam olarak burada başlıyor.”
Ticaret Bakanlığı da AB’nin anlaşma yaptığı ülkelerle Türkiye’nin benzer ticaret anlaşmaları yapmasında yaşanan güçlükleri Gümrük Birliği’nin önemli sorunları arasında gösteriyor. Bu durum, Türkiye’de üretim yapan ve ihracat gerçekleştiren şirketleri de doğrudan ilgilendiriyor. AB şirketleri anlaşma yapılan üçüncü ülke pazarlarına daha düşük gümrük vergileriyle erişebilirken, Türkiye’deki şirketler Türkiye aynı ülkeyle benzer bir anlaşma yapmadığı sürece aynı avantajlardan yararlanamıyor.
Karaahmetoğlu şöyle devam etti:
“Mercosur anlaşması hem Avrupa Birliği hem de taraf Latin Amerika ülkeleri için ticareti kolaylaştırmayı ve karşılıklı ekonomik fırsatları artırmayı amaçlıyor. Avrupa’nın binlerce kilometre uzaktaki ortaklarıyla ekonomik ilişkilerini günün koşullarına göre yenilemesi ne kadar doğruysa, yanı başındaki Türkiye ile ilişkilerini de geleceğe taşıması gerekir.
Türkiye herhangi bir üçüncü ülke değil. On yıllardır AB üyelik perspektifine sahip, 1999’dan beri aday ülke ve yaklaşık 30 yıldır AB ile Gümrük Birliği içinde. Avrupa yeni ortaklarıyla ticaretin önündeki engelleri kaldırırken Türkiye ile ekonomik ilişkilerindeki mevcut sorunları görmezden gelemez. Çünkü Ticaret iki taraf için de adil koşullar sağladığında gerçek anlamda kazançlıdır.”
Avrupa Komisyonu verilerine göre AB–Türkiye ürün ticareti 2025’te 217,6 milyar avroyu aşarak rekor seviyeye ulaştı. Türkiye, AB’nin beşinci büyük ürün ticareti ortağı konumunda ve Türkiye’nin ihracatının yüzde 42,7’si AB’ye gidiyor. Avrupa Komisyonu Gümrük Birliği’nin modernizasyonunu 2016 yılında önerdi. Ancak AB Konseyi gerekli müzakere direktiflerini bugüne kadar kabul etmedi.
Karaahmetoğlu çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Dünya ticaretinin haritası değişiyor. Avrupa, Mercosur’la yeni bir döneme girerken Türkiye ile 30 yıllık Gümrük Birliği’ni olduğu yerde bırakamaz.
Alman Federal Hükümeti’ni ve Avrupa Birliği’nin ilgili kurumlarını Gümrük Birliği’nin modernizasyonu için artık somut adım atmaya çağırıyorum. Avrupa yeni ticaret ortaklarıyla geleceğini kurarken Türkiye’yi 1995’te bırakamaz.”
