Würzburg yerel siyasetinin duayen ismi Hans-Jürgen Weber: “Siyaseti yapanlar hızlı ve etkili çözümler geliştirmelidir”

von Aytürk
A+A-
Reset

Almanya’da yarım asrı aşan aktif siyasi kariyere sahip isim sayısı oldukça sınırlıdır. Üstelik yerel siyasetin en yoğun ve en çok tartışılan alanında, düşüncelerini net biçimde ifade ederek uzun yıllar ayakta kalabilmek ciddi bir istikrar ve kararlılık gerektirir. Yaşadığı şehri sevdiğini ve “Bu şehir için başarmalıyız” diyebilmeyi sürdürebilmek ise siyasetin en kıymetli yönlerinden biridir.

Würzburg’da 12 yıl belediye başkanlığı yapan Hans-Jürgen Weber’in davetlisi olarak kültür, tarih ve siyaset ekseninde şehrin son yarım asrını değerlendirdiğimiz kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik. Weber’in anlatımları, bir şehrin geçmişini bugüne taşırken siyasetin ancak samimi bir enerji ve kararlılıkla anlam kazandığını ortaya koyuyor.

Sohbete nereden başlayalım diye sorduğumuzda, başkanlık yıllarından söz edeceğini düşünürken bizi 60 yıl öncesine götürüyor:
“Katolik bir ailenin yaramaz bir çocuğuydum. Kilise gençlik grubundaki çalışmalarımın beni bir gün siyasete taşıyacağını hiç düşünmemiştim. Ancak bir noktadan sonra insan bazı şeylerin değişmesini istiyor. Bunun yolu da siyasete girip fikirlerine en uygun partide yer almaktan geçiyor. CSU’ya 1960’lı yılların ortasında katıldım. Bir sonraki yerel seçimde belediye meclis üyesi oldum.”

“Siyaset sana ne öğretti?” sorusuna ise net bir çerçeve çiziyor:
“Elbette siyaset konuşarak yapılır. Ancak bazı konuları günlerce, aylarca hatta yıllarca konuşuyorsanız bu artık siyaset değil, sadece konuşma sanatıdır. Önce ihtiyaç tespit edilir. Ardından karar alınır ve o kararın arkasında durulur. Muhalefete de anlatırsınız. Sonrasında eylem gelir. Acil ve gerekli gördüğünüz bir konu sürekli erteleniyorsa ağır aksak ilerleyen bir siyaset sizi de tüketir. İş uzatılmamalıdır. Başardık diyebilmek için stratejik olmak gerekir.”

1990’lı yıllarda partisinden ayrılma sürecini ise şöyle özetliyor:
“O dönemde Würzburg siyasetinde partiyi taşıyan dört kişiydik. Wolfgang Bötsch Bonn’a, Barbara Stamm ve Walter Eykmann Münih’e yöneldi. Ben ise yerel siyasette kaldım. Uzun yıllar belediye başkanlığı yapan Dr. Klaus Zeitler aday olmayacağını açıklayınca parti içinde farklı bir adaylık süreci başladı. Ben ise şehrin kazanması gerektiğini düşünüyordum. Bu nedenle 50 kanaat önderiyle birlikte ‘Würzburg Listesi’ni kurarak seçime girdik. İkinci seçimde Barbara Stamm’a karşı belediye başkanı seçildim.”

Bu süreç, şehir tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Göçmen kökenli vatandaşlara yaklaşımı ise Weber’in siyaset anlayışının en dikkat çekici yönlerinden biri:
“Büyük savaşın ardından Würzburg yoğun göç aldı. İnsanların vatanlarını kaybetmesinin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Savaş sadece şehirleri değil, yetişmiş insan gücünü de yok etti. Daha sonra Türkiye başta olmak üzere Akdeniz ülkelerinden gelen insanlar şehrimizin yeniden inşasına katkı sağladı. Onların emeği büyüktür.”

Türk toplumunun kendisine duyduğu ilginin temelini ise şöyle açıklıyor:
“Türkler duygusal insanlardır; onları anlamak gerekir. Ailelerinden uzak yaşadıklarını, ibadet yerleri konusunda sıkıntılar yaşadıklarını görmek gerekir. Eğer belediye başkanıysanız bu sorumluluğu üstlenmelisiniz. İbadet yeri arayışlarında çözüm üretmeye çalıştık. Göçmenlere yönelik yapıların organize edilmesini sağladık. Bana göre bir şehrin en önemli entegrasyon politikası budur.”

Yaklaşan yerel seçimlere dair değerlendirmesi ise tecrübe vurgusuyla şekilleniyor:
“Tecrübelerimi paylaşmak isterim. Bu bir iki yıllık hafızanın değil, binlerce kararın ve ortak aklın ürünüdür. Seçmenlerin Weber ve Dürr için kullanacağı üç oy şehrimize katkı sağlayacaktır. Listemizi tercih ederlerse ayrıca memnuniyet duyarım.”

Hans-Jürgen Weber’in yarım asrı aşan siyasi yolculuğu, Würzburg’un hafızasında iz bırakmaya devam ediyor.

DİĞER HABERLER