8 Mart’ta gerçekleştirilecek Bavyera yerel seçimlerinde, Almanya vatandaşlığına sahip Türkiye kökenli seçmenlerin önemli bir rol oynayacağına dikkat çeken siyasi partiler, seçim listelerinde çok sayıda Türk adaya yer verirken; aynı zamanda Türk dernekleri, camiler, spor kulüpleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla da doğrudan temas kurarak Türk toplumunun desteğini kazanma yönünde yoğun bir çalışma yürütüyor.
Uzun yıllardır Bavyera’nın Münchberg kentinde faaliyet gösteren şirketlerin sahibi olan Sivaslı iş insanı Adem Cebeci, yerel seçimlere katılımın önemine vurgu yaparak, “Seçme hakkı olup da seçimlere katılmayan arkadaşlarımızın, maalesef önümüzdeki altı yıl boyunca şehir, belde ve metropollerin yönetimlerini eleştirme konusunda ahlaki bir meşruiyeti kalmamaktadır” ifadelerini kullandı.
Serbest meslek faaliyetlerinin yanı sıra uzun yıllardır bölgedeki Türk toplumunun sosyo-kültürel sorunlarıyla da yakından ilgilenen Adem Cebeci, yaklaşan seçimler öncesinde SPD (Sosyal Demokrat Parti) listesinden belediye meclisi adaylığına da aday olduğunu belirterek, yaşadığı kentin yönetiminde söz sahibi olmak istediğini dile getirdi.
Cebeci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Birçok insanımız onlarca yıldır aynı şehirde yaşıyor ve Alman vatandaşlığını almış durumda. Yerel seçimler altı yılda bir yapılıyor. Seçme hakkın varken bu demokratik hakkı kullanmamak, aslında sahip olduğun hakka saygı duymamak anlamına gelir. Hak varsa, onu talep etmek ve kullanmak en doğal insan hakkıdır. Yaşadığın ve bir parçası olduğun beldenin sorunlarına çözüm üretmek, sana uygun fikirleri olanları desteklemek veya yönetime taşımak demektir. Bu nedenle tüm insanlarımızdan 8 Mart seçimlerine ilgi göstererek mutlaka sandığa gitmelerini rica ediyorum.”
Bölgede iş dünyasındaki faaliyetlerinin yanı sıra Türk-İslam Kültür Derneği Başkanlığı görevini de yürüten Adem Cebeci, Türk toplumunun karşılaştığı sorunlara yönelik sunduğu yapıcı çözüm önerileriyle tanınan isimler arasında yer alıyor.
Adem Cebeci, kendisiyle gerçekleştirdiğimiz genel söyleşinin ardından, her Sivaslının yüreğinde ayrı bir yeri olan sazı eline alarak adeta duygularına tercüman oldu. Yoğun geçen sohbetin ardından bir nebze olsun yorgunluk atmak istediğini belirten Cebeci, Türk halk müziğinin iki güzel eserini seslendirerek söyleşiyi anlamlı bir müzik dinletisiyle noktaladı.

