KONAD Başkanı Sait Özcan yazdı: Avrupalı Türkler siyasetin belirleyici gücü konumunda

von Aytürk
A+A-
Reset

Avrupa’da yaşayan Türkler artık yalnızca göç hikâyelerinin konusu değil, aynı zamanda siyasetin de önemli aktörleri konumundadır. Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde yaşayan milyonlarca Türkiye kökenli insan, hem yaşadıkları ülkelerin hem de Türkiye’nin siyasi geleceğinde giderek daha fazla söz sahibi olacak; bu etkinin önümüzdeki yıllarda daha da artacağı öngörülmektedir.

Avrupa’daki Türklerin önemli bir bölümü çifte vatandaşlık hakkına sahiptir. Bir kısmı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını korurken, önemli bir bölümü de yaşadıkları ülkelerin vatandaşlığına geçmiştir. Bu durum, Avrupa Türklerini iki farklı ülkede seçim sonuçlarını etkileyebilecek stratejik bir seçmen kitlesine dönüştürmektedir. Siyasi partiler de bunun farkındadır. Gerek Türkiye’deki siyasi hareketler gerekse Avrupa’daki partiler, artık Avrupa Türklerini yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir topluluk olarak değil, uzun vadeli siyasi planlamaların önemli bir unsuru olarak değerlendirmektedir.

Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelerin Avrupa Türkleri tarafından yakından takip edildiği de dikkat çekmektedir. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar, yeni siyasi oluşum ihtimalleri, ittifak senaryoları ve liderlik mücadeleleri Avrupa’daki Türk toplumunda geniş yankı bulmaktadır. Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim araçları sayesinde Türkiye’deki siyasi gündem ile Avrupa’daki Türklerin gündemi arasındaki mesafe büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Birçok kişi kendisini hem Türkiye’deki hem de Avrupa’daki siyasi gelişmelerin doğal bir parçası olarak görmektedir.

Benzer şekilde Almanya’da da önemli siyasi dönüşümler yaşanmaktadır. Oylarını artıran AfD’nin yükselişi, ülkenin siyasi dengelerini yeniden şekillendirmektedir. Alman siyasetindeki değişim ve toplumdaki kutuplaşma eğilimleri, göçmen kökenli seçmenlerin önemini daha da artırmaktadır. Almanya’da ekonomi ve sosyal hayata altmış beş yıldır katkı sunan Türkler, artık yalnızca ekonomiyi değil, siyaseti de etkileyen önemli bir toplumsal güç hâline gelmiştir.

Yeni dönemin beraberinde önemli sorumluluklar getirdiği unutulmamalıdır. Siyasi etki ancak bilinçli katılım, demokratik kültür ve güçlü temsil ile kalıcı hâle gelir. Avrupalı Türklerin önümüzdeki yıllarda hem Türkiye’de hem de yaşadıkları ülkelerde daha etkin roller üstlenecekleri açıktır. Bunun yolu ise duygusal tepkilerden değil; bilgiye dayalı, sorumluluk sahibi ve uzun vadeli bir siyasi vizyondan geçmektedir.

DİĞER HABERLER