Anadolu’nun Sessiz Çığlığı: Bu milletin makûs talihi mutlaka değişecek

von Aytürk
A+A-
Reset

Bir haftadır Anadolu’yu geziyorum. İnsanımız ne durumda, neyle uğraşıyor, nasıl bir hayat sürüyor; nereden geldi, nereye gidiyor ve gelecekten ne bekliyor, bunları anlamaya çalışıyorum. Bundan sonra ne yapacaklarını, kimden ve hangi kurumlardan nasıl bir beklenti içinde olduklarını gözlemliyorum. Siyasi kimliğimi bir tarafa bırakarak insanımızın nabzını tutmaya, yürünecek yolun sağlam temeller üzerine kurulmasına katkı sunmaya çalışıyorum.
Evet, büyük şehirlerdeki alışveriş merkezleri dolu. İnsanlar alışveriş yapıyor, yiyip içiyor ve eğleniyor. Ancak bu görüntüler üzerinden ülkenin tamamı hakkında bir refah tablosu çizmek doğru değildir. Çünkü birkaç büyük şehirdeki AVM yoğunluğu, Anadolu’nun genel ekonomik durumunu yansıtmıyor. Şehir merkezlerinden biraz uzaklaşıldığında hayatın gerçek yüzüyle karşılaşıyoruz.
Emekli maaşının 23 bin liraya yükselmesine sevinen insanlarımız, kısa süre sonra yapılan artışın önemli bir bölümünün enflasyon karşısında eridiğini görüyor. Kiralar, gıda fiyatları, ulaşım ve temel ihtiyaç giderleri yükseldikçe vatandaşın alım gücü daha da azalıyor. İnsanlarımız rakamlarla değil, mutfağındaki tencereyle ve cebinde kalan parayla hayatı değerlendiriyor.
Konuştuğum gençlerden biri, İstanbul’un en iyi üniversitelerinden birinden mezun olduğunu, ancak üç yıldır iş bulamadığını anlattı. Şaşkınlık ve kırgınlık içinde, “Bütün dünyayı mehter marşlarıyla karşıladık ama ben hâlâ iş arıyorum. Bunu anlayamıyorum ağabey,” dedi. Yanındaki başka bir genç ise acı bir tebessümle, “Bu ülkede hep böyle değil miydi?” diye cevap verdi.
İşte asıl tehlike burada başlıyor: Gençlerin umutlarını kaybetmesi ve başarısızlığı kader olarak kabullenmesi… Oysa her bir gencinin dünyaya bedel olduğunu söylediğimiz bir ülkenin çocukları; çalışmalı, üretmeli ve geleceğe güvenle bakabilmelidir.
İnsan ister istemez, ayağında kırmızı lastik ayakkabılarla emperyalist güçlere karşı mücadele eden ve bize bu vatanı bırakan insanların çocuklarını arıyor. O mücadele ruhu, kararlılık ve vatan sevgisi bugün nerede? Evet bunlar 100 yil önceydi ama, onlarin nesillerinden kimse yokmu bu ülkede?
Bu kader değişmek zorundadır. Birileri mutlaka çıkacak; gençlere yeniden umut verecek, emeğin karşılığını sağlayacak ve bu milletin makûs talihini bir kez daha yenecektir.

DİĞER HABERLER