8 Mart Pazar günü Baden-Württemberg’de gerçekleşen eyalet seçimlerinin sonuçları, SPD açısından gerçek bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu sonuç, partimizin toplumla kurduğu ilişkiyi, siyasi dilini ve seçim kampanyasını ciddi ve samimi bir şekilde yeniden değerlendirmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.
Özellikle bir noktaya dikkat çekmek gerekir: SPD, bu eyaletin toplumsal gerçekliğini yeterince görememiştir. Baden-Württemberg bugün çok kültürlü bir eyalettir ve nüfusun yaklaşık üçte biri göçmen kökenli insanlardan oluşmaktadır. Bu insanlar yalnızca istatistiklerden ibaret değildir; ekonomiye, eğitime, sosyal yaşama ve demokrasiye önemli katkılar sunan vatandaşlarımızdır. Buna rağmen seçim kampanyasında bu gerçeklik yeterince dikkate alınmamış, bu vatandaşlarımızın sorunları ve beklentileri gerekli özenle ele alınmamış ve yeterince görünür kılınmamıştır.
Temelinde bir halk partisi olan SPD’nin görevi, toplumun tüm kesimlerini gerçekten görmek, dinlemek ve temsil etmektir. Baden-Württemberg’in çeşitliliği bir sorun değil, aksine büyük bir güçtür. Bu çeşitlilik siyasetin merkezinde yer almalı ve siyasi yaklaşımlarımızın temelini oluşturmalıdır.
Geçtiğimiz pazar günü ortaya çıkan seçim sonuçları bize açık bir mesaj vermektedir: Toplum değişiyor ve siyaset de bu değişimi doğru anlamak, yorumlamak ve buna uygun adımlar atmak zorundadır. Bu nedenle öncelikle kendimize karşı dürüst bir öz eleştiri yapmak, hatalarımızdan ders çıkarmak ve geleceğe daha güçlü bir siyasi anlayışla ilerlemek zorundayız. Siyasette ilerlemenin ve fark yaratmanın yolu tam da buradan geçer.
Eğer SPD olarak toplumun güvenini yeniden kazanmak istiyorsak, bunu ancak daha kapsayıcı, daha gerçekçi ve toplumun tüm kesimlerini ciddiye alan bir siyaset anlayışıyla başarabiliriz. Somut çözümler üreten, insanlara dokunan ve toplumun çeşitliliğini güç olarak gören bir siyaset bugün her zamankinden daha fazla gereklidir.
Bizim görevimiz eleştiriyi yapıcı bir şekilde dile getirmek ve geleceğe yönelik daha güçlü bir siyasi yönün oluşmasına katkı sunmaktır. Bugün yapılması gereken, seçim sonuçlarından doğru dersleri çıkarmak ve toplumun gerçekleriyle uyumlu bir siyaseti kararlılıkla geliştirmektir.
