Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann, Sofya’da gerçekleştirilen 4. Tuna Ülkeleri Güvenlik Konferansı’nda yaptığı açıklamada, organize suç, insan kaçakçılığı şebekeleri ve hibrit tehditlerle mücadelede uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Herrmann, Tuna bölgesindeki güvenliğin tüm ülkelerin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
İki gün süren konferansın ardından değerlendirmelerde bulunan Herrmann, „Konferans, günümüzün güvenlik tehditlerine ancak kararlı, koordineli ve uzun vadeli ortak bir mücadeleyle etkili şekilde karşı koyabileceğimizi açıkça ortaya koymuştur.“ dedi.
Herrmann, Tuna havzasının ekonomik iş birliği, kültürel çeşitlilik ve uluslararası dayanışmanın önemli bir merkezi olduğunu belirterek, bu açıklığın aynı zamanda güvenliği tehdit eden organize suç örgütleri, insan kaçakçılığı şebekeleri, siber suçlar ve hibrit saldırılar tarafından kötüye kullanıldığını ifade etti. Bu nedenle ülkeler arasındaki güvenlik iş birliğinin sürekli geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Rusya-Ukrayna Savaşı da Gündemdeydi
Konferansta, Tuna bölgesindeki mevcut güvenlik durumu ile Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının Avrupa’nın güvenlik mimarisi üzerindeki etkileri ayrıntılı şekilde ele alındı.
Katılımcılar; toplumsal dayanıklılığın artırılması, kritik altyapıların korunması, yasa dışı silah kaçakçılığıyla mücadele ve ortak ülkelere verilen desteğin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağı konusunda görüş birliğine vardı.
Herrmann, „Bugün Tuna bölgesinde güvenlik her zamankinden daha fazla ortak bir sorumluluktur.“ ifadelerini kullandı.
Polis Teşkilatları Arasındaki İş Birliği Güçlendirilecek
Toplantıda, Tuna ülkelerinin polis teşkilatları arasındaki operasyonel iş birliğinin daha da geliştirilmesi kararlaştırıldı.
Bu kapsamda;
- Güvenlikle ilgili bilgilerin daha hızlı paylaşılması,
- Ortak soruşturma ekiplerinin artırılması,
- Ortak veri platformlarının daha etkin kullanılması hedefleniyor.
Herrmann, „Ortak hedefimiz çok nettir: Suç örgütlerinin Avrupa’da hiçbir güvenli sığınak bulamamasını sağlamaktır.“ dedi.
İnsan Kaçakçılığına Karşı Daha Güçlü Mücadele
Konferansın önemli gündem maddelerinden biri de göç güzergâhları üzerindeki insan kaçakçılığıyla mücadele oldu.
Katılımcı ülkeler;
- Yetkili kurumlar arasındaki bilgi akışını hızlandırmayı,
- Kaynak ve transit ülkelerle mevcut iş birliklerini geliştirmeyi,
- Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) ile Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı (Frontex) arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi kararlaştırdı.
Herrmann ayrıca Avrupa Komisyonu’nun önümüzdeki yıllarda Europol bütçesini önemli ölçüde artırma planını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.
Siber Saldırılar ve Hibrit Tehditlere Ortak Önlem
Konferansta ayrıca siber saldırılar ve hibrit tehditlere karşı ortak savunma mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.
Buna göre;
- Güncel tehditler hakkında daha kapsamlı bilgi paylaşımı yapılacak,
- Kritik altyapıların korunmasına yönelik ortak risk analizleri hazırlanacak,
- Ortak savunma kapasitesi artırılacak.
Herrmann, mevcut jeopolitik gelişmeler karşısında ülkelerin dayanıklılığını artırması ve kritik sistemlerini daha etkin koruması gerektiğini belirterek, vatandaşların güvenliğinin tüm katılımcı ülkelerin ortak görevi olduğunu vurguladı.
Bavyera ile Bulgaristan Arasındaki İş Birliği Güçleniyor
Tuna Bölgesi Stratejisi (EUSDR), Tuna Nehri boyunca yer alan ve beşi Avrupa Birliği üyesi olmayan toplam 14 ülkeyi kapsıyor.
Bu strateji kapsamında güvenlik alanındaki koordinasyon görevini Bavyera, Bulgaristan ve Almanya Federal İçişleri Bakanlığı birlikte yürütüyor.
Herrmann, Bulgaristan ile Almanya, özellikle de Bavyera arasındaki güvenlik iş birliğinin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
„Bulgaristan ile Bavyera güvenlik makamları arasındaki iş birliğinin son derece olumlu şekilde gelişmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu ortaklığı daha da ileri taşımak istiyoruz. Bulgaristan bizim için çok önemli bir ortaktır.“
