Yaklaşan yerel seçimler öncesinde Freie Wähler listesinde Schweinfurt Belediye Meclisi için adaylığımı kamuoyuyla paylaşmış bulunuyorum. Yaklaşık 30 yıla dayanan mesleki, sosyal ve sivil toplum tecrübemle bu kente daha etkin, daha verimli ve daha kapsayıcı bir yönetim anlayışı kazandırmak amacıyla yola çıktım.
Uzun yıllar boyunca Ausländerbeirat Başkanlığı, Alman-Türk Akademisyenler ve İş İnsanları Derneği Başkanlığı görevlerinde bulunmuş, turizm sektöründe edindiğim uluslararası deneyimlerle farklı kültürler arasında köprüler kurmuş bir isim olarak şunu net bir şekilde ifade etmek isterim: Schweinfurt, potansiyeli yüksek ancak bu potansiyelin daha stratejik yönetilmesi gereken bir şehir.
Bu çerçevede, Stefan Labus ile aynı vizyonu paylaşarak Freie Wähler çatısı altında siyaset yapma kararı aldım. Bu birliktelik, yalnızca bir seçim iş birliği değil; çözüm odaklı, şeffaf ve vatandaş merkezli bir yerel yönetim anlayışının kurumsal bir ifadesidir.
Özellikle altını çizmek isterim ki; hedef kitlemiz sadece Türk toplumu değildir. Alman vatandaşlarımız, farklı göç geçmişine sahip hemşehrilerimiz ve bu şehirde yaşayan herkes bu vizyonun doğal paydaşıdır. Göçmen kökenli vatandaşların karşılaştığı yapısal sorunlar, ancak somut projeler, sürdürülebilir modeller ve güçlü bir diyalog zeminiyle çözülebilir. Biz de tam olarak bunun üzerinde çalışıyoruz.
Ben siyaseti bir kariyer alanı olarak değil, toplumsal sorunlara çözüm üreten etkili bir araç olarak görüyorum. Freie Wähler listesinin dengeli, güçlü ve liyakat temelli bir şekilde oluşturulduğuna yürekten inanıyorum. Bu nedenle Schweinfurt’un geleceğini birlikte planlamak, birlikte yönetmek ve birlikte başarmak istiyoruz.
Bu vesileyle tüm Schweinfurt halkını, özellikle de Türk toplumunu, sürece aktif katılım göstermeye ve demokratik haklarını sandıkta güçlü bir şekilde kullanmaya davet ediyorum. Güven, istikrar ve ortak akılla bu şehri daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum.





