Macit Karaahmetoğlu: “Bir insanın ismini sorun olarak görmek, ırkçılığın ta kendisidir”

von Aytürk
A+A-
Reset

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, gazeteci Waldemar Hartmann’ın Elif Eralp’in Berlin Eyalet Başbakanı olma ihtimaline ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Karaahmetoğlu, Hartmann’ın sözlerinin siyasi eleştiri sınırlarını aşarak etnik kökene dayalı ayrımcılığı normalleştirdiğini belirtti. Hartmann, sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, “Almanya’nın başkenti Berlin’i yöneten Belediye Başkanı’nın adının Elif Eralp olmasıyla ilgili ciddi bir sorunum var.” demişti.

Karaahmetoğlu, gazeteci Waldemar Hartmann’ın, Berlin’deki Sol Parti’ye yönelik siyasi eleştirilerini sıraladıktan sonra asıl niyetini açıkça ortaya koyduğuna dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Bu sözler, Almanya’nın en yüksek siyasi makamlarından birine talip olan bir insanın, sırf isminden dolayı ’sorun‘ olarak görülmesinin en açık örneğidir. Bu ifade, bir siyasi rakibi etkisiz bırakmak için etnik kökeni ve ismi üzerinden yürütülen bir ayrımcılıktır. Elif Eralp’in ismi, onun kimliğidir ve bu ülkenin gerçekliğidir. Hartmann’ın ’sorun‘ olarak nitelendirdiği şey, aslında kendi zihniyetinin bu ülkenin çeşitliliğini ve demokratik kazanımlarını hazmedememesidir. Bir insanın ismini siyasi bir tartışma konusu haline getirmek, demokratik siyasetin değil, ırkçılığın ta kendisidir. Elif Eralp’in ismiyle var olması bir sorun değilken, Hartmann’ın bu ismi sorun etmesi, Alman demokrasisi adına bir sorundur.“

Asıl sorunun, Elif Eralp’in ismi değil, o ismi Berlin’in yönetiminde görmeye tahammül edemeyen zihniyette olduğunu söyleyen SPD Milletvekili: “Benim adım da Macit Karaahmetoğlu. Ben de Türk kökenliyim ve bugün Alman Federal Meclisi’nde milletvekiliyim. Elif Eralp de ben de ve bu ülkede yaşayan milyonlarca göçmen kökenli insan da, eşit haklara sahip olmak için ismimizi değiştirmek veya kimliğimizi gizlemek zorunda değiliz.„ şeklinde konuştu.

Bu ifadenin yalnızca bir siyasetçiyi hedef almadığını, Türkçe veya başka dillerden gelen isimleri taşıyan milyonlarca insana, bu ülkenin en yüksek siyasi makamlarına gelmelerinin hâlâ birileri tarafından kabul edilemediği mesajını verdiğini vurguladı.
Karaahmetoğlu: “Bu söylemleri münferit bir siyasi provokasyon olarak görmek büyük bir hata olur. Bugün bir ismi hedef gösterenler, yarın o ismi taşıyan insanların haklarını ve toplumdaki yerini tartışmaya açarlar. Irkçılık tam da böyle normalleşir. Demokraside siyasetçiler isimleri, soyadları veya ailelerinin geldikleri ülkelerle değil; görüşleri, icraatları ve halka sundukları çözümlerle değerlendirilir. Almanya’da kimin siyasi sorumluluk üstlenebileceğini etnik kökenler değil, demokratik süreçler ve seçmenlerin iradesi belirler.„ dedi.

“Elif Eralp’in yanındayım. Irkçılığın ve ayrımcılığın karşısındayım.„ ifadelerini kullanan Karaahmetoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Almanya bizim de ülkemizdir. Bu ülkenin yalnızca iş gücü değil, eşit haklara sahip yurttaşları, seçmenleri ve siyasi temsilcileriyiz.
Burada yalnızca yaşamıyoruz; bu ülkenin geleceğini de birlikte belirliyoruz. Bizi bu ülkeye, bu topluma ve bu geleceğe layık görmeyenlere kötü bir haberimiz var: Biz buradayız ve var olmaya devam edeceğiz. Buna alışmak zorundasınız!„

DİĞER HABERLER