Rumların AB Dönem Başkanlığı Rüyası

von Aytürk
A+A-
Reset

Prof. Dr. Ata Atun

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) 1 Ocak 2026 tarihi ile AB Dönem Başkanlığını devraldı.

Peki bunun KKTC’ye etkileri ne olur? Ya da etkisi olur mu, bir bakalım.

Avrupa Birliği idari yönetim sisteminde iki farklı Konsey bulunmakta.

Birincisi;

Bizim hükümet sistemimizde benzeri olmayan, bir benzetme ile “Siyasi Partilerin Başkanlarından” oluşan “Avrupa Birliği Konseyi”

Diğeri de;

Bizim hükümet sistemimizdeki “Bakanlar Kurulu” benzeri, AB’ye üye devletlerin Cumhurbaşkanları veya Hükümet Başkanlarından oluşan “Avrupa Konseyi.”

AB’de Dönem Başkanlığı (Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı), her üye devletin 6 ay süreyle dönüşümlü olarak üstlendiği bir görev olup, yürütme yetkisi olmayan, AB’nin liderliğini taşımayan, daha çok koordinasyon, temsil ve arabuluculuk rolü yapan bir başkanlık. 

AB Dönem Başkanı sadece “Avrupa Birliği Konseyi”ne başkanlık ediyor ve erk yetkisi bulunmuyor.

Avrupa Konseyi (Cumhurbaşkanları ve hükümet başkanları) toplantılarına Dönem Başkanı değil, bizim sistemimizdeki Başbakan muadili “Avrupa Konseyi Başkanı” başkanlık ediyor ve aynı bizim sistemimizdeki Bakanlar Kurulu gibi tüm icraat ve erk yetkisi Avrupa Konseyinde.

AB Dönem Başkanlığının “Siyasi ve Sembolik Önemi” özetle;

Küçük ülkeler için Uluslararası görünürlük, Diplomaside deneyim ve Bürokratik kapasite artışı, 

Büyük ülkeler için Gündemi dolaylı şekillendirme ve AB içi liderlik sinyali vermektir.

AB Dönem Başkanlığı’nın başlıca yetkileri ve görevleri;

AB Konseyi çalışmalarını yönetmek, Gündem belirleme ve öncelikler koymak, Üye ülkeler arasında arabuluculuk yapmak, AB kurumları arasında koordinasyonu sağlamak, sınırlı yetkilerle AB’yi dış ilişkilerde temsil etmek, Yasama sürecini ilerletmek ve “Üçlü Başkanlık” (Trio Presidency) sistemi içinde yer alarak kendisinden önceki ve sonraki iki ülke ile birlikte 18 aylık ortak program hazırlamak.

AB adına bağlayıcı karar almak, Komisyonu (AB Bakanlar Kurulunu) yönetmek, tek başına yasa çıkartmak/veto etmek, AB bütçesini kontrol etmek, AB Dönem Başkanının ve Dönem Başkanlığı dairesinin uhdesinde olmayan yetkiler.

Özetle ve kısaca; 

AB Dönem Başkanlığı, 6 ay boyunca Avrupa Birliği Konseyi’nin çalışmalarını yöneten, gündem belirleyen, uzlaştırıcı rol üstlenen ancak bağlayıcı karar alma yetkisi olmayan bir koordinasyon görevi ve sembolik bir görev olarak tanımlanmakta. 

Bu nedenle de 1 Ocak 2026 tarihi ile AB Dönem Başkanlığını devir alan Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin, KKTC veya Türkiye aleyhine alabileceği bir karar veya uygulatabileceği bir yaptırım yok.

GKRY’nin AB Dönem Başkanı olmasının KKTC ve TÜRKİYE açısından önemi sadece Türkiye–AB ilişkilerinin tonunu etkileyebilmesi, Gümrük Birliği, vize, göç gibi dosyaların ele alınma hızını kendi başkanlık döneminde yavaşlatabilme ihtimalinden öteye değil ve hiçbir koşulda tek başına KKTC ve Türkiye aleyhine karar alması da mümkün görülmüyor. 

Zaten günümüzde Avrupa Birliği içinde konuşulan; GKRY’nin AB Dönem Başkanı olarak AB’yi Türkiye’ye karşı kışkırtmak veya aleyhine karar almak girişimlerini başlatması durumunda, AB Konseyinin karar alma sisteminde “Oy Birliği” kapsamının daraltılması ve “Nitelikli çoğunluk oyu” sisteminin kapsamının genişletilerek, küçük üye ülkelerin “Veto” haklarının büyük bir kısmının kaldırılması yoluna gideceği görülüyor.

GKRY’nin AB Dönem Başkanlığının ilk yarısında “hava atmak” ve “tehdit etmek”ten öteye geçip geçemeyeceğini hep birlikte göreceğiz…  

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Akademisyen,

KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili

DİĞER HABERLER