İnoğlu Holding CEO’su Hakan İnoğlu Selçuk Üniversitesi’nde duygu dolu bir konuşma gerçekleştirdi

von Aytürk
A+A-
Reset

Selçuk Üniversitesi bünyesinde düzenlenen “Göç Türklerin İzinde” başlıklı toplantı, Almanya’daki Türk toplumunun göç yolculuğu, aile yapısı ve kuşaklar arası değişimi üzerine anlamlı ve duygu yüklü anlara sahne oldu. Toplantının konuşmacısı Hakan İnoğlu, “Almanya Türklerini bir arada tutan aile” konulu konuşmasında salondaki katılımcılara zaman zaman duygu dolu anlar yaşattı.

Üniversite çevrelerinde yoğun ilgi gören programda İnoğlu, Almanya’daki Türk toplumunun artık yalnızca “misafir işçi” kimliğiyle değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Dört nesildir Almanya’da yaşayan Türklerin eğitimden ekonomiye, kültürden sanata, siyasetten sosyal hayata kadar birçok alanda önemli başarılara imza attığını ifade eden İnoğlu, “Bizler artık geçici değiliz. Almanya’da kök salmış, geleceğe yön veren güçlü bir toplum hâline geldik” dedi.

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde ise Karaman’dan Rüsselsheim’e uzanan aile hikâyesini anlattı. Anadolu’nun mütevazı hayatından Almanya’nın gurbet yıllarına uzanan yolculuğu paylaşan İnoğlu, ninesinin sabrını, babasının yıllarca verdiği emeği ve bugün çocuklarının yaşadığı farklı dünyayı anlatırken duygusal anlar yaşadı. “Bir anda ailem gözümün önünden geçti. O an anladım ki göç sadece bavullarla yapılan bir yolculuk değil, nesilden nesile taşınan büyük bir emek ve fedakârlık hikâyesidir” sözleri salonda büyük etki bıraktı.

İnoğlu Holding CEO’su Hakan İnoğlu, Almanya’daki ilk kuşağın büyük fedakârlıklarla çalışarak çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamaya çalıştığını belirterek, bugün elde edilen başarıların arkasında görünmeyen büyük emekler bulunduğunu söyledi. “Bugün doktor, mühendis, akademisyen ya da iş insanı olan gençlerimizin arkasında fabrikalarda yıllarca alın teri döken anne ve babaların duası vardır. O insanların sessiz mücadelesi bugün Almanya’daki Türk toplumunun temelini oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.

Toplantıda aile yapısının önemine de dikkat çeken İnoğlu, Almanya’daki Türk toplumunun en büyük gücünün aile bağları olduğunu belirtti. Çocukların iyi eğitim almasının yanı sıra kendi kültürel değerlerinden kopmadan yetişmesinin önemine değinen İnoğlu, entegrasyon ile asimilasyon arasındaki farkın doğru anlaşılması gerektiğini vurguladı. “Entegre olmak kendi kimliğinden vazgeçmek değildir. Kendi kültürünü koruyarak yaşadığın toplumun saygın bir parçası olabilmektir” dedi.

Konuşmasında Türkiye ile Almanya arasındaki kültürel bağlara da değinen İnoğlu, Almanya Türklerinin iki ülke arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Genç nesillerin hem yaşadıkları topluma katkı sunmalarının hem de kültürel değerlerini korumalarının büyük önem taşıdığını belirten İnoğlu, geleceğin daha güçlü bir iletişim ve dayanışma ile şekilleneceğini söyledi.

Program sonunda katılımcılar, Almanya Türklerinin hikâyesinin yalnızca bir göç hikâyesi değil; özlem, mücadele, aile, aidiyet ve umutla örülmüş büyük bir insan hikâyesi olduğu görüşünde birleşti. Toplantı soru-cevap bölümü ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.

DİĞER HABERLER