Küresel ekonomi kırılgan bir dengede ilerlerken, artık bazı gerçekleri açık ve net şekilde ifade etmenin zamanı gelmiştir. Ekonomiyi ayakta tutan iki temel unsur vardır: enerji maliyetleri ve faiz oranları. Özellikle mazot fiyatları ve faiz politikaları, yalnızca piyasaları değil, doğrudan halkın yaşam standartlarını belirlemektedir.
Mazot fiyatları, lojistikten üretime kadar tüm sektörlerin maliyetini belirleyen ana faktördür. Nakliye maliyetlerindeki artış, zincirleme bir etkiyle tüm ürün ve hizmetlere zam olarak yansımaktadır. Bugün dünyanın neresine bakarsak bakalım, raflardaki fiyatların arkasında büyük ölçüde enerji maliyetleri bulunmaktadır.
Diğer yandan faiz oranları, ekonominin kan dolaşımıdır. Yüksek faiz; üreticinin, sanayicinin ve yatırımcının hareket alanını daraltır. Kredili çalışan işletmeler artan finansman yükünü taşımakta zorlanır ve bu maliyeti kaçınılmaz olarak tüketiciye yansıtır.
Avrupa ekonomisinin merkezinde yer alan Germany, bugün bu iki baskının en yoğun hissedildiği ülkelerden biridir. European Central Bank tarafından uygulanan sıkı para politikası enflasyonla mücadele açısından anlaşılır olsa da, reel sektörde ciddi bir daralma riski oluşturmaktadır.
IHK Darmstadt Rhein Main Neckar Genel Kurul (Vollversammlung) üyesi olarak, sahadan gelen verilerle şunu açıkça ifade etmek isterim:
Mazot fiyatları kontrol altına alınmadan enflasyonla mücadele başarıya ulaşamaz.
Faiz yükü hafifletilmeden üretim ve yatırım yeniden canlanamaz.
İş dünyası bugün yalnızca ayakta kalmaya değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümeye ihtiyaç duymaktadır. Bunun için enerji maliyetlerini dengeleyen, üretimi teşvik eden ve finansmana erişimi kolaylaştıran dengeli politikaların hızla hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Bugün atılacak adımlar yalnızca bugünü değil, yarının ekonomik düzenini belirleyecektir. Aksi takdirde, maliyetlerin sürekli tüketiciye yansıtıldığı, alım gücünün eridiği ve büyümenin durduğu bir ekonomik yapı kaçınılmaz olacaktır.
Ekonomi, soyut bir kavram değil; doğrudan toplumun refahıdır. Bu nedenle alınacak kararların merkezinde üretici kadar tüketici de yer almalıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


