Göppingen Türk Kültür Merkezi
Hacı Bayram Veli imam hatibi Ali Koçak bu hafta Cuma vaizi ve hutbesinde geleceğimiz olan gençliği ve Camiin önemini vurgulayan vaizi dinleyenleri duygulandırdı.
Kıymetli Gençler
“Gel, ne olursan ol yine gel.” anlayışını şiar edinen; dili, rengi, ırkı ne olursa olsun bütün müminleri kucaklayan bir hizmet anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Avrupa Türk-İslam Birliği (ATİB)kurulduğu günden bugüne kadar gerek camilerimizde yürüttüğü dinî faaliyetlerle gerekse cami dışında gerçekleştirdiği dinî, eğitim ve sosyal hizmetlerle Müslüman kardeşlerinin daima yanında olmuş, bugün de aynı gayret ve samimiyetle hizmet etmeye devam etmektedir” dedi Konuşmasını şöyle sürdürdü;
Yeryüzünde kurulan ilk mâbet, Kâbe-i Muazzama’dır.
Cenâb-ı Hak, okuduğum âyet-i kerimde şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz, alemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk mabet, Mekke’deki Kâbe’dir.” Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi beş derece daha faziletlidir.
“Cami” kelimesi,
“Cami” kelimesi, “toplayan, bir araya getiren” anlamına gelir. Beş vakit namazda, cuma ve bayram namazlarında müminleri bir araya topladığı için bu isim verilmiştir. Camiler, öncelikle ibadet mekânlarıdır. Milyonlarca Müslüman; beş vakit namaz, cuma namazı, bayram namazları ve teravih namazlarını eda etmek için camilere koşmaktadır. Camilerimiz; ibadetin, ilmin, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna mekânlardır.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), cuma gününün fazileti hakkında şöyle buyurmaktadır: “Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı.”
Cuma namazının fazileti
Cuma namazının sevabına ve faziletine tam anlamıyla erişmek isteyen kardeşlerimizin bazı hususlara dikkat etmeleri gerekir. Bu hususların bir kısmı yine hadis-i şeriflerde şöyle izah edilir: “Kim güzelce abdest alarak cuma namazına gelir, hutbeyi sessizce dinlerse, iki cuma arasındaki günahları ile buna ilâveten üç günlük günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa boş ve faydasız bir iş yapmış olur.”
Bu sebeple hutbe okunurken cemaatin konuşmaması, selâm alıp vermemesi, telefonla oynamaması ve başka bir işle meşgul olmaması gerekir. Nitekim Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına sadece ‘Sus, Dinle!’ desen bile boş konuşmuş olursun.”
Hutbe okunurken camiye gelen kimse, ilk sünneti kılmadan oturup hutbeyi dinlemelidir. Böyle davranan Müslümanlar, cuma namazının adabına riayet etmiş ve sünnete en uygun şekilde namazını eda etmiş olurlar.
Allah’ım, kıldığımız namazlarımızı kabul eyle. Bizleri ve neslimizi namaza devam eden kullarından eyle. Camilerimizi cemaatsiz bırakma.
Allah’ım şu mübarek Cuma gününü İslam âlemine, milletimize, içinde yaşadığımız topluma, insanlığın barış ve huzuruna vesile eyle.” Âmin.
Fotoğraf: Doğan Tufan
