Emperyalizmi sorgulamayan halklar bu kış çok üşüyecekler

 

Son günlerde Avrupa’nın her türlü enerji ve stratejik ihtiya cı için açılan tartışmalarda içinde Türkiye’nin mutlaka bir şekil de yer alıyor olması dikkat çekici. Türkiye karşıtı odakların Türkiye’nin AB ülkeleri için oldukça önemli olduğunu söyleyebilmek adına Türkiye aleyhtarı cümleler kurmak için kendilerini zorladığını görüyorum. Kısaca bir cümle kurmam gerekirse, ne Türkiye’yi kendilerine yaklaştır mak istiyorlar, ne de Türkiye’den vazgeçebiliyorlar.

 

Rusya-Ukrayna krizinde başlangıçta Türkiye’nin kendilerinden ayrı bir politika izlemesinin büyük bir politik çıkmaz olduğunu, bu alanda Türkiye’ye müsade edilmemesi gerektiği ve Türkiye’nin AB ruhuna ihanet ettiğini belirtecek kadar ileri giden Avrupa borazanları, Türkiye’nin izlediği “Komşular arası taraf tutmama” politikasına alışmaya mecbur kaldılar. Türkiye Íubat ayında tüm Avrupa ile birlikte krizde Rus karşıtı bir politika izlese idi, ortaya çıkabilecek yeni sorunlar Avrupalıları zaten ilgilendirmiyordu.

 

Bir defa Suriye’de bozulacak Türk - Rus ilişkilerinin varacağı boyut batı başkentlerindeki hiç bir siyasetçiyi ilgilendirmiyor. An itibarı ile Ûngiltere’nin tilki siyasetçilerinden başka hiç kimse bu konuda üç adım ilerisini düşünebilecek kapasitede değil. Türkiye taraf olsaydı, güneydeki kargaşanın boyutu çok derin olacaktı. Olası her türlü kargaşa ve senaryo sadece ve sadece bir ülkenin, en güçlü ülkenin işine yarayacaktır. Çünkü dünyanın süper gücü yeni bir oyun kurabilmesi için onlara kaos coğrafyaları gereklidir. Ancak oralarda oyun kurup, sınır çizip kendi hayallerini ortaya koyabilirler. Emperyalizmin bölüp, parçalayıp yutabilmesi için sürekli tekrarlanan oyun da budur.

 

Avrupalıların şaşı bakışının bir diğer noktası ise ortaya çıkan tahıl koridorundaki Türkiye’nin başarısıdır. Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaların önemini anlayabilmek adına özellikle BM Genel Sekreteri António Guterres’in sözlerine kulak vermek gereklidir. Uluslararası siyasetin en saygın diplomatların dan olan Guterres, “Eğer ki bu anlaşma yapılıp, bu koridordan tahıl çıkarılabiliyorsa, bunun arkasında Türkiye’nin bitmez tükenmez enerjisi vardır" şeklinde konuşmaktadır.

 

Dünya enerji krizi Avrupa ülkelerini tir tir titretmektedir. Bu kışı nasıl geçireceğini bilmeyen ülkeler kapı kapı gezmektedirler. AB’nin Alman asıllı komisyon başkanı von der Leyen ve Belçika asıllı AB  Konseyi Başkanı Charles Michel geçtiğimiz hafta Bakü’ nün kapısını çalarak  enerji ve gaz arayışındaki çabalarını yana yakıla Aliyev’e anlattlar. Ûlginçtir Azeri lider kendilerine iyi hoş ta, gidin Türkiye ile konuşun önce dedi. Neden dediklerinde aldıkları cevap basit idi; “Öncelikle stratejik olarak boru hatlarının yolu Anadolu’dan geçiyor. Ayrıca, Azeri gazını Avrupa’ya taşımak için planlanan TANAP projesinin ana ortağı Türkiye’ dir ve bu ülke enerjinin dağıtımında  söz sahibidir” şeklinde cevap verilerek kendilerine “Günaydın” denildi.

 

Batı artık şunu anlayabilmeli, ikinci lig devletler kendi politikalarını ortaya koyarak büyüklerin baskısına direnemediği müddetçe dünya barışı temin edilemez. Belli ki, Emperyalizmi sorgulamayan halklar bu kış çok üşüyecekler.

Aytürk

Avrupa Türkleri ile 2000 yılından beri beraberiz. Türk toplumunun gelişme sürecinden sürekli haberdar olmak için bizi takip edin...

https://www.alp-media.org