Seçimlere bir hafta kaldı

 
 

Bir hafta sonra, 15 mart çarşamba günü, Hollanda’da İl Genel Meclisi seçimleri yapılacak. Seçmenler; şehir meydanları, kasaba ve köylerin girişlerinde yer alan büyük billboardlara asılan, partilerin aday afişleriyle oy kullanmaya davet ediliyor. Seçim kampanyaları, küçük ölçekli toplantılar ve halkın yoğun olduğu noktalarda, el bildirileriyle yürütülüyor. Medya ve özellikle sosyal medyada da, İl Genel Meclisi seçimlerine yönelik yayınlar yapılıyor.

 

15 mart tarihinde on iki milyon seçmen, 12 İl Genel Meclisi’nde, önümüzdeki dört yılda görev yapacak üyelerini, oylarıyla belirleyecek. Seçimlere ana akım partiler, VVD, D66, CDA, PvdA, GroenLinks, SP, CU, PVV, FvD, DENK, Hayvanlar Partisi olmak üzere, çok sayıda yerel parti de katılıyor.

 

İl Genel Meclisleri’ne, Kral tarafından atanan vali / komiser başkanlık eder. Hollanda’da yasama organının iki kanadını teşkil eden ve 75 sandalyeden oluşan senato temsilcilerinin, İl Genel Meclisleri tarafından seçilmesi, 15 Mart seçimlerinin önemini ortaya koyuyor. Zira, İl Genel Meclisi üyeleri seçilirken, dolaylı olarak, 30 mayıs tarihinde seçilecek senato üyelerine de oy kullanılmış oluyor.

Trouw gazetesinin, 5411 kişi arasında yaptırdığı anket sonucuna göre, İl Genel Meclisi seçimlerinde, partilerin konut/barınma, enerji, doğa ve çevre politikaları, seçim sonuçlarını belirleyecek en önemli üç seçim teması olarak çıktı. Ankete göre, 18-34 yaş arasındaki genç seçmenler, yüzde 80 oranında, partilerin konut politikalarına göre oylarını kullanacaklar. Seçmenin oy verirken dikkat edeceği diğer seçim temaları arasında, sırasıyla, partilerin ekonomi, ulaşım, tarım, yönetim, spor hizmetleri gibi konulardaki politikaları da yer alıyor. Aynı araştırmada, siyaset bilimci André Krouwel, konut krizinin, İl Genel Meclisi seçimlerine damgasını vuracağına dikkat çekiyor. 

İl Genel Meclisi seçimlerine genelde katılım düşük olur. Katılımın düşük olması, milletvekili, belediye ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde olduğu gibi, tercihli oyların önemini ortaya koyar. Bunu fırsat bilen adaylar, kendilerine tercihli oy verilmesini isterler. Seçimlerde kullanılacak tercihli oylar, Türk kökenli adaylar için de önemlidir.

 

Ülke yönetiminin her kademesinde olduğu gibi, İl Genel Meclisi üyelikleri için, Türk kökenli Hollandalılar da, 15 mart seçimlerinde çeşitli partilerden adaylıklarını koydular. Yapılan araştırmalara göre, on iki ildeki toplam 570 üyelik için, 73 Türk kökenli aday seçimlerde yarışacak. Örneğin, 55 üyelik Kuzey Hollanda İl Genel Meclisi için 23 ayrı siyasi parti yarışırken, çeşitli partilerin listelerinde 20 Türk kökenli aday yer alıyor.


15 Mart’ta bir seçim daha yapılıyor. Seçmenlere gönderilen zarflarda iki oy pusulası var. Birisi İl Genel Meclisi, ikinci oy pusulası da ‘Waterschapverkiezingen’ denilen Su İşleri Daireleri seçimi için. Sele karşı korunmak için setler yapmak, atık suyu arındırmak, su kıtlığını önlemek, nehir ve kanallarda suyun temizliğini sağlamak gibi önemli görevler üstlenen Su İşleri Daireleri’ne girmek isteyen Türk kökenli adaylar da var. Evlerimize zarf ile gelen sicim listesinde bu adayların isimleri de yer alıyor. Bu seçim için gelen oy pusulasını da kullanmayı ihmal etmeyiniz.


Hollanda’da Türkler ve seçimler gündeme gelmişken, Türklerin Hollanda’daki siyasi katılımına bir iki cümleyle işaret etmemiz gerekecek. Bu satırları ve Hollanda gündemini takip edenler gayet iyi bilirler ki, 1986 yılından bu yana Hollanda Türkleri, her seçimde yoğun bir seçim kampanyası yürütürlerdi. Türkevi Topluluğu’nun organize ettiği Amsterdam Tartışmaları başta olmak üzere, bir çok şehirde onlarca toplantı yapılırdı. Televizyonlarda tartışma programları yayınlanırdı. Aktif ve canlı bir Türk toplumu vardı. Ancak benzeri bir seçim kampanyasını, bu sefer göremedik. Bunda hiç şüphesiz, 6 şubat tarihinde Türkiye’mizde yaşanan deprem rol oynasa da, geride bıraktığımız son otuz yılda, ana akım Hollanda siyasi partilerinin Türklere karşı tutumları da rol oynadı. Siz buna, bir de, bu ülkede on yıllarca siyasi katılım mücadelesi verenlerin, adeta değersizleştirilmesi, kimi söz sahibi yöneticilerin kurumsal hafıza ve mirasa önem vermemesiyle, artık bir ‘can ismetezliği’ne düşenlerin sayısının çoğaldığını da ekleyebilirsiniz.

 

Tüm bu gelişmelere rağmen, 15 mart İl Genel Meclisi ve Su İşleri seçimlerine katılmak, Hollanda Türklerinin siyasi katılım mücadelesi açısından hayati öneme sahiptir. Bununla birlikte, yaşadığımız ülke adına sorumluluk almak, toplumun önünde yürümek, karar mekanizmalarında olmak, her Türk için bir varoluş meselesidir. Seçimlere katılalım, katılımı teşvik edelim.

 

Aytürk

Avrupa Türkleri ile 2000 yılından beri beraberiz. Türk toplumunun gelişme sürecinden sürekli haberdar olmak için bizi takip edin...

https://www.latifcelik.de