Makaleler

Zafer Kurt
Müziğin verdiği mesajlar

Veröffentlicht am 01.01.2021
Müzik, daha çok duygularla ilişkilendirilir. Bu sebeple de müziğin okullarda ders olarak okutulması gerekli görülmesine rağmen ne yazık ki okullardaki ciddi bilimsel derslerle aynı seviyede değerlendirilmemektedir. Bunun dışında, özel olarak müzikle ilgilenen ler, müziğin fizikle ilişkisinden de haberdardır. Uzun zamandır müzik, ana akım olarak yalnızca eğlence sektörünün bir parçası olarak görülmektedir. Ancak, antik felsefede de müzik ciddi bir iş olarak değerlendirilirken, müzik eğitimi ise erdemli bir insan yetiştirmenin bir önemli parçası olarak ele alınmaktaydı.

Müzik ruhun gıdasıdır. Peki, ya yanlış besleniyorsak?

Veröffentlicht am 01.01.2021

Müziğin duyguları, hissiyatı, kelimeleri ve hatta düşünceleri sesle anlatma sanatı olduğunu söyleyebiliriz. Yalnız müziğin tanımını bunlarla sınırlamamız mümkün değildir. Dünyayı, yaşamı ve hayatı düşündüğümüzde, doğadaki tüm canlıların belirli ritimler hâlinde yaşadığını ve var olduğunu bilirsek, sanırım müziğin ne denli önemli olup vazgeçilmez olduğuna da kanaat getirmiş oluruz. 

Sazının hüzünlü sesi Tanburî Cemil Bey

Veröffentlicht am 01.01.2021
Bir dönemin geleneksel üslubunu sürdüren üstatlardan Tanburî Ali Efendi’nin “Aksaray’da bir çocuk dinledim. Bir daha tanbur çalmaya tövbe ettim. Kırıp atacağım“ demesi ve üstatlarımızdan olan Cinucen Tanrıkorur’un “Mevlana’nın, ayrılığın acısıla feryad eden neyi gibi, bir ömür boyu hıçkırarak çaldı“ demesi de boşuna değildir merhum üstadımız Tanburî Cemil Bey için. İcra kabiliyetinin sınırlı olduğu düşünülen tanburda, pratiğe geçirerek daha 15-16 yaşlarında yapması herkesi şaşkına çevirip adının şehir efsanesi gibi Istanbul sokaklarında dolaşmasına sebep olduğu bilinmekte. 
Cumhuriyet sonrası müziğimize dair notlar

Veröffentlicht am 01.01.2021
Cumhuriyetin inkilap yapmak ihtiyacı hissettiği alanlardan en ilginci hiç kuşkusuz müzik olmuştur. Bunda müziğin bireysel üretiminin dışında toplumsallığa açık işlevinin önemli payı söz konusudur. Kitleleri etki altına alabilecek ve aynı zamanda propaganda içerikli söylemini geniş alana yayabilecek etkin yöntemlerden birisi olarak tasarlanmış yeni bir müzik inşaasına tanıklık ettik. Batılılaşma ve modernleşme sürecinde çabalarının bir izdüşümü olarak 1826’da yeniçeri ocağının kaldırılmasının ardından başına Italya’dan Giuesseppe Donizetti’nin...
Müziğin bedenimizde ve Türk müziğindeki etkileşimi

Veröffentlicht am 01.01.2021
Uzakdoğu düşünce sisteminde, Satori adı verilen bir şuur aydınlanma hâlinin doğru bilginin improvizasyon tarzında sezgi ile elde edilebileceği kanaati, bu konuda geniş araştırmalara yol açtı. Baksı-Şaman da bu hâli elde ediyordu. Sonunda bu vecd hâlinin, davul ritmi ve kopuz, rebap, sıbızgı adlı aletlerle icrâ edilen beş sesli musikî tonları ve buna bağlı hür bir improvizasyon ile elde edildiği anlaşıldı. Hâlen tedavi merkezlerinde uygulanacak müziğin gerilimden uzak olması istendiğinde beş ses sistemine müracaat edilmektedir.
İyi ruhları çağıran, kötü ruhları kovan kutlu ses


Veröffentlicht am 01.01.2021
Türklerde müzik, Türk tarihi kadar eskiye gitmektedir. Bir çok tarihçi ve müzikolog, en az 6.000 yıldan günümüze kadar devam eden bir Türk musikî tarihinden bahsetmektedir. Türklerde müzik yalnızca zevk, neşe, aşk, hüzün ve eğlenceyle sınırlı değildir: devlet ve millet birliğini oluşturan, savaş sırasında orduya o şevk ve duyguyu veren, onun yürüyüş ve hareketini düzenleyen de yine ses ve ritimdir.Çalgılarımızdan bir örnek verecek olursak, günümüze dek Türk dünyasına hâlen eşlik etmekte olan en yaşlı ata çalgılarımızdan biri olan Kopuz, bunlar arasında akıllarımıza ilk gelenidir.

Evren ile insanın bir başka ortak noktası: Ritim

Veröffentlicht am 01.01.2021

Bugün evrenin tümünü belirli frekanslarla açıklamayı deneyen bilim dünyasında olduğu gibi hem müzik, hem de astrolojide yapılan açıklamalar belirli ritimler üzerinden yapılmaktadır. O hâlde müzikte ve armonide geçerli olan kurallar tüm evrende neden geçerli olmasın? 
Elimizdeki veriler bu düşüncenin en azından insan için geçerli olduğunu gösteriyor. Yeni bulunan bulgulara göre sirkadyen saat olarak adlandırılan güneşe göre belirlenmiş 24 saatlik ritimlerin genlerde ve proteinlerde mevcut olduğu, diyabet hastalığının bile pankreasdaki ensülin depolayan beta hücrelerinin sirkadyen saatlerinin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıktığı tespit edildi.