Aytürk

Aytürk

Avrupa Türkleri ile 2000 yılından beri beraberiz. Türk toplumunun gelişme sürecinden sürekli haberdar olmak için bizi takip edin...

 

BERLİN (AA) - Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), Alman hükümetinin enflasyonu tetikleyen yüksek enerji fiyatlarını düşürme çabalarına rağmen enflasyonun gelecek yıl çift hanelerde kalabileceğini duyurdu.

 

Bundesbank'ın ekonomiye yönelik kasım ayı raporu yayımlandı.

Raporda, üçüncü çeyrekte Alman ekonomisinin büyüdüğü belirtilerek, ekonomik faaliyetlerin kış aylarında belirgin şekilde daralacağına işaret edildi.

Alman hükümeti Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle yükselen doğal gaz fiyatlarını “frenlemek” için çabalarken, raporda bunun gaz fiyatları üzerindeki etkisinin hemen görünmeyebileceğini ve geçici olacağı belirtildi.

 

Raporda, enflasyon oranının 2023'ün başlarında çok yüksek kalmasının muhtemel olduğuna yer verilerek "Enflasyon oranı yıl başından sonra da çift hanelerde kalabilir.” denildi.

Almanya'da aralık ayı doğal gaz faturalarının devlet tarafından ödenmesinin tüketicileri rahatlatacağına yer verilen raporda, bunun enflasyon oranı üzerindeki etkilerini değerlendirmenin zor olduğu belirtildi.

 

Bundesbank raporunda, devletin, hanelerin ve küçük şirketlerin gaz tüketiminin yüzde 80’ini sübvanse ettiği bir planda ise enflasyon oranının yüzde 1 gerileyeceğine işaret edilerek, gaz ve elektrik fiyat frenleri sona erdiği zaman enflasyon oranı üzerindeki etkinin tersine döneceği kaydedildi.

Almanya'daki ekonomik gelişme, küresel ekonomideki zayıflamanın ihracata yansıması, yüksek enflasyonun özel tüketimi azaltması, enerji arzındaki belirsizlik ve enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle yavaşlarken, Bundesbank uzmanları raporda Alman ekonomisi için bu yılın son çeyreği ve 2023'ün ilk çeyreği için resesyona işaret etti.

 

Ülkede eylülde yüzde 10 olan yıllık enflasyon, enerji ve gıda fiyatlarındaki son yükselişle ekimde yüzde 10,4'e çıkarak 1951'den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaşmıştı.

 
 

BERLİN (AA) - Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Hebestreit, eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un Almanya hükümetini başlangıçta “Ukrayna ordusunun hızlı yenilgisini desteklemekle" suçlamasını “tamamen saçmalık" olarak nitelendirdi.

Hebestreit, Berlin’de düzenlenen basın toplantısında Johnson’un CNN'de dile getirdiği suçlamaların doğru olup olmadığı sorusuna cevap verdi.

Johnson’un sözlerinin “tamamen saçmalık” olduğunu belirten Hebestreit, çok eğlendirici olan eski Başbakanın her zaman gerçekle kendine has bir ilişkisi olduğunu bildiklerini, bu olayda da aynı şey olduğunu aktardı.

Hebestreit, Almanya’nın savaş başladıktan sonra Ukrayna’ya önemli miktarda silah verdiğini, ülkesinin savaş ve kriz bölgelerine silah göndermeme uygulamasından vazgeçtiğine işaret ederek, “Bu nedenle, gerçekler bu suçlamaya karşı duruyor.” şeklinde konuştu.

Eski İngiltere Başbakanı Johnson, CNN'e yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna savaşından önceki tutumları konusunda Fransa, Almanya ve İtalya'yı sert bir dille eleştirmiş, Rusya-Ukrayna savaşında Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Ukrayna'nın arkasında durduğunu, hala destek verdiğini ancak savaştan önce durumun böyle olmadığını savunmuştu.

Johnson, Batılı ülkelerin Ukrayna-Rusya gerilimine tepkileri konusunda Fransa'ya savaş ihtimalini "son ana kadar kabullenmeme" eleştirisi getirirken, Alman hükümetini de başlangıçta "ekonomik nedenlerle uzun bir çatışma yerine, Ukrayna ordusunun hızlı yenilgisini desteklemekle" suçlamıştı.

Eski İngiltere Başbakanı, Almanya'nın bu tutumu için "Bunu destekleyemedim, bunun korkunç bir bakış açısı olduğunu düşündümz ancak onların neden böyle düşündüğünü ve nasıl hissettiklerini anlayabiliyorum." ifadelerini kullanmıştı.

 
BERLİN (AA) - Almanya’da çevreci grup Letzte Generation (Son Kuşak) üyesi çok sayıda aktivistin Berlin Havalimanının apronu ile iniş ve kalkış pistlerinin bulunduğu alanda yaptığı eylem nedeniyle uçuşların yaklaşık 2 saat durduğu bildirildi.
 

Federal polis tarafından yapılan açıklamada, Berlin Havalimanının halka açık olmayan bölümüne giren aktivistlerden bazılarının ellerini yere yapıştırdığı belirtildi.

Berlin Havalimanı yetkilileri de eylemcilerin havalimanının halka açık olmayan alanına 2 ayrı yerden girmesi nedeniyle iniş ve kalkış pistlerinin kapatıldığını bildirdi.

 

Eylemden dolayı yaklaşık 2 saat Berlin Havalimanına iniş ve kalkışlar yapılmadı, 5 sefer iptal edildi. Berlin Havalimanına inmesi öngörülen 15 uçak Leipzig ve Dresden havalimanlarına yönlendirildi, birçok seferde gecikmeler oldu.

"Son Kuşak" grubunun Twitter’dan yayımladığı görüntülerde, havalimanı alanını çevreleyen telleri kesen aktivistlerin alana girerek pankart açtığı ve ellerini yere yapıştırdıkları görülüyor.

 

Brandenburg Emniyet Müdürlüğü, Berlin Havalimanında eylem yapan çok sayıda aktivistin gözaltına alındığını duyurdu.

Almanya Ulaştırma Bakanı Volker Wissing, aktivistlerin eylem yapma şeklini eleştirerek, “Toplum böyle bir davranışı kabul edemez. Hukuk devletinin kararlılıkla buna karşı harekete geçmesi lazım.” dedi.

 

Almanya'da "Son Kuşak" grubu, iklim değişikliğine dikkati çekmek amacıyla ülkenin çeşitli kentlerinde ellerini caddelere yapıştırarak trafikte araç kuyruklarının oluşmasına neden oluyor. Aktivistler son dönemde de müzelerde sergilenen eserlere ellerini yapıştırmış, tablolara domates çorbası ve patates püresi fırlatmıştı.

 
 

BERLİN (AA) - Almanya ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,4, geçen yılın aynı çeyreğine göre ise yüzde 1,3 büyüdü.

 

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), Alman ekonomisine ilişkin yılın üçüncü çeyreğini kapsayan nihai büyüme verilerini açıkladı. Buna göre, Almanya'da mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,4 arttı. Böylece Destatis, 28 Ekim’de öncü verilerle açıkladığı yüzde 0,3 büyümeyi 0,4’e revize etmiş oldu.

 

Destatis, devam eden Kovid-19 salgını, arz darboğazları, artan fiyatlar ve Ukrayna'daki savaş ile zorlu küresel ekonomik koşullara rağmen Alman ekonomisinin büyüdüğüne dikkati çekerek, yılın ilk üç çeyreğinde sırasıyla yüzde 0,8, yüzde 0,1 ve yüzde 0,4'lük GSYH artışı olduğunu kaydetti.

Ülkenin GSYH’si geçen yılın üçüncü çeyreğine göre ise yüzde 1,3 büyüme gösterdi.

 

Çeyreklik bazda ele alındığında, GSYH’ye özellikle hane halkı tüketim harcamalarından olumlu katkı geldi. Üçüncü çeyrekte özel harcamalar bir önceki çeyreğe göre yüzde 1 artarken, kamu harcamaları değişmedi. Makine ve ekipman harcamaları yüzde 2,7 artarken, inşaat yatırımlarında yüzde 1,4 düşüş gözlemlendi. Aynı dönemde mal ve hizmet ihracatı da yüzde 2,4 arttı.

Hükümet, ekonomide bu yıl yüzde 1,4 büyüme, gelecek yıl ise yüzde 0,4 daralma bekliyor.

 

BERLİN (AA) - Almanya'da Enerji Tüketicileri Birliği enerji şirketlerinin fahiş fiyatlar talep etmeye devam etmesi halinde halkı elektrik faturalarını ödememeye çağırdı.

 

Enerji Tüketicileri Derneği Başkanı Aribert Peters, Bild gazetesine yaptığı açıklamada, "Artışların ölçeği piyasa fiyatları tarafından haklı gösterilmiyor." dedi.

Peters, Almanya'daki tüketicilere seslenerek "Faturalarınızı ödemeyin" çağrısında bulundu.

Aribert Peters, enerji tedarikçilerinin zamların piyasa fiyatlarıyla gerekçelendirildiğine dair kanıt sunması gerektiğini belirtti.

 

Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'da elektrik fiyatları yıl sonunda büyük ölçüde artacak.

Giderek daha fazla sayıda kamu kuruluşu artan toptan satış fiyatlarını tüketicilere yansıtıyor.

Fiyat karşılaştırma portalı Verivox, "Tüketiciler gaz ve elektrik fiyatlarında büyük bir yeni fiyat artışı dalgasına hazırlanmalı" uyarısında bulundu.

 

Verivox uzmanları gazeteye yaptıkları açıklamada, yılbaşında elektrik için ortalama yüzde 54 ve doğal gaz için yüzde 50 ek zamlardan bahsetti.

Federal İstatistik Dairesi'nin hesaplamalarına göre, Almanya'da enerji fiyatları Ağustos 2021 ile Ağustos 2022 arasında yüzde 35,6 artmış durumda.

 

Ağustos ayında, kalorifer yakıtı için artış oranı bir önceki yıla göre yüzde 111,5, doğal gaz için yüzde 83,8 ve elektrik için yüzde 16,6 olurken, elektrik santralleri doğal gaz için geçen yılın aynı ayına göre yüzde 269 daha fazla ücret ödemek zorunda kaldı.

Ukrayna'daki savaş başlamadan önce Rusya, Almanya'nın doğal gaz ihtiyacının yüzde 55'ini karşılıyordu.

BERLİN (AA) - Almanya hükümetinin, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde 90 yıl önce yaklaşık 4,5 milyon Ukraynalının hayatını kaybettiği Holodomor (Büyük Açlık) trajedisini "soykırım" olarak tanımaya hazırlandığı bildirildi.
 

Alman medyasında çıkan haberlere göre hükümet, dönemin SSCB lideri Josef Stalin'in toprak reformunu çiftçilere zorla kabul ettirmek için attığı adımlar nedeniyle yaşanan ve "Holodomor" adı verilen kıtlığı "soykırım" olarak tanımaya hazırlanıyor.

Hükümet, Hristiyan Birlik (CDU-CSU) partilerinin de desteklediği "Ukrayna'da Holodomor: Hatırla - An - Uyar" başlıklı önerge hazırladı.

 

"Holodomor"un "soykırım" olarak tanınmasına ilişkin önergenin, 30 Kasım Çarşamba günü Federal Meclis genel kurulunda görüşülerek kabul edilmesi bekleniyor.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, "Sevgili Annalena 1932-1933 Holodomor soykırımı kurbanlarının anısına saygılı, tarihsel adalete sadık, ilkeli bir duruş sergilediğin için teşekkürler." ifadelerini kullanarak Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'a teşekkür etti.

 

Baerbock'ta yine Twitter'dan Kuleba'ya hitaben, "Holodomor'da milyonlarca Ukraynalı sistematik açlıktan öldü. Bu suça şu anki adıyla soykırım dememizi istediğiniz için teşekkürler. Federal Meclis'te bunu öne çıkaran herkese teşekkür ederim." paylaşımında bulundu.

 

CDU-CSU parlamento grubunun insan hakları sözcüsü Michael Brand, FAZ gazetesine yaptığı açıklamada, Alman parlamentosunun Holodomor'u Ukraynalılara yönelik bir soykırım olarak tanımasını "tarihi ve gecikmiş bir adım" olarak niteledi.

Halihazırda İrlanda, Moldova ve Romanya gibi ülkeler Holodomor'u soykırım olarak kabul ediyor.

 

- Holodomor nedir?

Ukraynaca Holodomor, suni şekilde insanların aç bırakılarak ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor.

Sovyet rejiminin 1932-1933 yıllarında Ukrayna topraklarında milyonlarca insanı aç bırakarak ölüme terk ettiği Holodomor trajedisinde yaklaşık 4,5 milyon kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Ukrayna Parlamentosu, 2006'da bu olayı "soykırım" olarak tanıdı.

BERLİN (AA) - Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Ukrayna'ya savaş açan Rusya'nın uluslararası hukuku acımasızca ihlal etmesinin acı verici olduğunu söyledi.

 

Scholz, Focus dergisine yaptığı açıklamada, "Savaş Avrupa'ya geri döndü. Komşusundan (Ukrayna) toprak koparmak isteyen Rusya yönetiminin uluslararası hukuku acımasızca ihlal etmesi acı vericidir." ifadelerini kullandı.

Avrupa'da ülkelerin birbirleriyle şiddetle savaştığı dönemlerde olduğu gibi, Rusya'nın, topraklarını zorla genişletmeye çalıştığını belirten Scholz, savaş ve emperyalizmin Avrupa'ya geri döndüğünü belirtti.

 

Ukrayna'daki savaşın Moskova'nın planladığından çok farklı olduğuna dikkati çeken Scholz, "Bir noktada, Rusya'nın da bu vahim durumdan bir çıkış yolu arayacağı zaman gelmelidir. Askerlerin geri çekilmesi merkezi önem taşımaktadır." değerlendirmesini yaptı.

Scholz, Ukrayna'daki savaşın tüm uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiğini vurgulayarak, "Bu savaştan (Rusya Devlet Başkanı) Vladimir Putin sorumludur. Orada inanılmaz derecede acımasız savaş suçları işlendi. Suçların aydınlatılmasına, sorumluların tespit edilmesine ve hesap vermelerinin sağlanmasına yardımcı olacağız." dedi.

 

- Scholz, çifte vatandaşlık yasasını övdü

Almanya Başbakanı, ayrıca haftalık videolu mesajında çıkarılması planlanan çifte vatandaşlık yasasına övgüde bulundu.

Scholz, Almanya'nın birçok kişi için umut ülkesi haline geldiğini ifade ederek, "Almanya'ya gelen kadınlar, erkekler ve bazen de çocuklar, ekonomimizin bugünkü kadar güçlü olmasına büyük katkıda bulundular." dedi.

Birçok göçmen kökenlinin Almanya'daki işlerin iyi gitmesine katkıda bulunduğuna işaret eden Scholz, "Bazıları çok uzun zamandır burada yaşıyor ve çocukları, torunları var. İşte bu nedenle, uzun süredir bizimle yaşayanların da Alman vatandaşlığına geçmeye karar vermeleri çok iyi bir şey." ifadelerini kullandı.

 

Hamburg Belediye Başkanı olduğu dönemde vatandaşlığa kabul törenlerine katılmasının kendisi için her zaman çok dokunaklı olduğunu kaydeden Alman Şansölye, "Birçoğu aileleri ve arkadaşlarıyla en iyi takım elbiselerini ve kıyafetlerini giymiş olarak geliyorlar ve vatandaşlığımızı almaktan çok etkileniyorlar. Almanya'nın tüm bu kadın ve erkeklerin vatandaşlığa kabulü için daha iyi düzenlemelere ihtiyacı var." şeklinde konuştu.

 
Insgesamt 27.500 Euro hat der Verein Mrija zur Unterstützung der Ukraine e.V. von den Würzburger Lions Clubs aus den jüngsten Aktivitäten in 2022 erhalten. Bei einem Empfang im Würzburger Rathaus würdigten Oberbürgermeister Christian Schuchardt und Sozialreferentin Dr. Hülya Düber die Spendenbereitschaft der vier Clubs sowie der Leos, der Jugendorganisation der Lions.
 
 
Mit ihren Aktionen und Veranstaltungen die die Clubs teilweise als gemeinsame Veranstaltungen organisiert hatten, hatten die Würzburger Service-Clubs Spenden für ukrainische Flüchtlinge und die Ukraine eingeworben. Dabei wurden unter anderem Pfandbons in führenden Supermärkten gesammelt, Benefizkonzerte veranstaltet, Notfalldosen für Haushalte und gespendete Winzerweine auf dem Stadtfest verkauft. Zusätzlich spendeten auch die Mitglieder der Lions Clubs, um die Ukraine zu unterstützen. Und das Ganze nicht nur einmal: Die 27.500 Euro, die Dr. Richard Reichel, Präsident des Lions-Clubs Würzburg de Leone an den Verein Mrija übergab, war die dritte Tranche in diesem Jahr. Insgesamt spendeten die Clubs in den vergangenen Monaten damit zusammen 45.500 Euro.
 
 
Mit diesen Mitteln werden ukrainische Flüchtlinge in der Region Würzburg unterstützt, für sie kostenlose Sprachkurse angeboten und Dolmetscher gestellt, um ihnen Arztbesuche und Behördengänge zu ermöglichen sowie Jobbörsen zur schnelleren Arbeitsbeschaffung organisiert. Zudem werden Transporte mit Hilfsgütern finanziert, wie letzte Woche einen LKW mit gespendeten Krankenbetten für ein wieder aufgebautes Krankenhaus an der Grenze zu Belarus. 
 
 
Schuchardt erinnerte an das Leid, das derzeit in der Ukraine passiert wie auch an die Aufnahme der Flüchtlinge im Frühjahr. „Dies ist alles nur gut gelungen, weil sich viele eingebracht haben“, bedankt sich der OB bei den Lions für die große Unterstützung. „Der Krieg in der Ukraine macht uns in besonderem Maße betroffen, weil viele in Deutschland früher noch Krieg selbst erlebt habe,“ stellt Schuchardt die Verbindung zur Würzburger Stadtgesellschaft her.
 
 
„Der Krieg in der Ukraine macht uns alle betroffen“, so Dr. Richard Reichel. „Wir als Service-Clubs stellen uns mit unserem Engagement in den Dienst der guten Sache, wollen helfen und die Not lindern.“ Dazu hatten die Würzburger Lions Clubs zusammen mit der Jugendorganisation der Leos verschiedene Aktivitäten organisiert, bei denen sie Spenden unter anderem für Mrija gesammelt hatten.
 
Für den Verein Mrija nahmen die Vorstandsmitglieder Vladymir Isayenko und Herbert Haag die Spenden entgegen und bedankten sich für die Unterstützung, die es ihnen ermögliche ihre Projekte wie Sprachkurse oder Hilfstransporte umzusetzen.
 
 
 
Vladymir Isayenko, Verein Mrija e.V. (7.v.l.), Oberbürgermeister Christian Schuchardt (8.v.l.), Sozialreferentin Dr. Hülya Düber (4.v.r.), Dr. Richard Reichel, Organisator und Präsident des Lions Clubs Würzburg de Leone (links) zusammen mit den Präsidentinnen und Präsidenten der beteiligten Lions Clubs Würzburg, Würzburg West, Würzburg Löwenbrücke und der Leos, der Jugendorganisation der Lions. Foto: Christian Weiß

Neubürgerempfang in München: Bayerns Ministerpräsident Dr. Markus Söder und Innenminister Joachim Herrmann heißen 650 neue Staatsbürgerinnen und Staatsbürger willkommen - Zahl der Einbürgerungen steigt weiter - Starkes Signal für Deutschland

 

Ministerpräsident Dr. Markus Söder und Bayerns Innen- und Integrationsminister Joachim Herrmann haben heute beim Neubürgerempfang in der Residenz in München rund 650 neue deutsche Staatsbürgerinnen und Staatsbürger begrüßt. Laut Herrmann sind die Einbürgerungen in Bayern in 2021 im Vergleich zum Vorjahr wieder deutlich gestiegen – und zwar um 14,7 Prozent auf 23.158 Fälle. "Mit Ihrer Einbürgerung setzen Sie ein starkes Signal für Deutschland und zeigen, dass Sie sich bei uns wohlfühlen, gern hier leben und ein Teil unserer deutschen Gesellschaft sein wollen", hob der Integrationsminister hervor. 

Sehr unterschiedlich seien die Lebensgeschichten, die Wege und auch die Gründe, die die Menschen nach Deutschland geführt haben. Und sehr verschieden seien auch die Gründe für die Einbürgerung. "Aber Ihnen allen ist gemein, dass Sie nun in Deutschland zu Hause sind und auf dieses Land vertrauen", so der Integrationsminister. Herrmann ermutigte die Neubürgerinnen und Neubürger, sich nunmehr auch für ein lebenswertes Umfeld und eine gute Zukunft zu engagieren: "Tragen Sie dazu bei, unser Land weiterzuentwickeln! Lassen Sie uns gemeinsam anpacken und die bayerische Erfolgsgeschichte fortschreiben".

Fotos des Neubürgerempfangs können am Veranstaltungstag ab ca. 23 Uhr unter www.medien.innenministerium.bayern.de abgerufen werden. Weitere Informationen zur Einbürgerung finden Sie unter www.innenministerium.bayern.de.

 

 

 
Onkolog Dr. Haluk Nurbaki hocayı 1988 yılında tanıdım. ATIB teşkilatı tarafindan Almanyaya bir dizi konferans vermek için davetlisi olarak gelmişti. 
 
Musa Serdar Çelebi başkanımızım talimatıyla, konferansı takib etmeye gittik. Konferans Bayern eyaleti Kempten sehrinde Ülkü Ocağı konferans salonunda başladı. Ramazan Özcan  ve Tacettin Kızılkoca arkadaşımla dinlemeye birlikde geldik. Saatler süren Konferans sohbeti bitti.   Halûk Nurbakı hocamızı Herrenberg şehri Türk Kültür Merkezinde yapılacak, ikinci konferansına birlikde döndük.  Bir saat süren  araba yolculuğu içerisinde tatlı, öfkeli, şakalı, özel sohbetlerini yine dinleme imkanını bulduk. İnanın hocanın sohbeti o kadar etkileyiciydiki, yolculuğun bitmemesini istedim.
 
Haluk Hoca hem eserleri ile hemde sohbetleri ile gönül dünyamızı aydınlatan bir insandı. Rabbim rahmetiyle kuşatsın, resulümüze komşu eylesin.
Halûk Nurbaki hocamızın Kempten,Herrenberg sohbetleri dolu,dolu gerçekleşti sohbeti can kulağı ile dinledik. Bizlere çok hatıralarını anlatı, eserlerinde de okumak mümkün. Ben bu yazımda, hastası olan iş insanı  Serap hanımla gelişen hatırasını paylaşıyorum.
 
 
Onk. Dr. Halûk Nurbaki'den gerçek bir hatıra..
 
Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi asan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptim. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.
 
Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine ragmen, bazi formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm.
 
 
Ancak Serap'in da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan
Serap, 4 yıl kadar sonra bir ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim.
 
Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış.
 
Dönüşünden kısa bir süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:
 
--''Doktor bey,'' dedi. ''Ben size...dargınım.''
 
-- ''Niçin?" diye sordum.
 
--"Siz...dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH 'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"
 
Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildigim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:
 
--"Doktora ulaşmak kolaydır'' dedim. ''Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."
 
Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlerini bütün ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.
 
Vefatına bir hafta kala:
--"Doktor bey'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"
 
--"Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i Sahadet sana uzun gelir. O anı fark edince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."
 
O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya
çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim.
 
Dönüşümde annesi telefon ederek:
--"Serap, bir haftadir morfin yaptırmıyor." Dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor."
 
Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasinin sebebini sordum. Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum.
 
"Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.
 
İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa, son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'in acizliği hürmetine sandığım salı gününe kadar yaşayacağına dair bir işaret sezdim.
 
Ertesi gün O'na:
--"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin."
 
Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:
--"Doktor bey...Azrail bana nasıl görünecek?"
 
--"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."
 
Salı günü Serap'in ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim. Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:
 
-"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!" dedi ve devam etti:
 
--Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı. Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:
 
--"Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!.
 
Tüm inanan müslüman kardeşlerimize ve şuan bu yazıyı okuyan bütün kardeşlerimize, RABBİM son nefeslerinde Kelime-i Şehadet getirmeyi nasip etsin. (Amin)
Bu yazı hakkındaki düşüncelerinizi yorumlayarak bizlerle paylaşabilirsiniz...
Selam ve dua ile
 
Hatıra: Doğan Tufan

Son GELİŞMELER

FOTO GALERİ

Motosiklet tutkunları DİTİB Camii’nde sezon açtı

IKG Enstitüsü Başkanı Dr. Latif Çelik üniversite gençliği ile görüştü

Baklan Ailesi Almanya - Türkiye arasında en sağlam entegrasyon köprüsü oldu

Landrat Neumeyer setzt sich für MINT-Bildung im Landkreis ein: Gewinner der Bildungsfahrten ausgelost

Eyalet Başbakanı Weil’den geleneksel bayram resepsiyonu

ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri ile görüştü

Kiwanis unterstützt die Offene Kinder- und Jugendarbeit

Brent petrolün varil fiyatı 89,79 dolar

ABD'den, ülkeye gelmesi durumunda İran Dışişleri Bakanı'nın hareketlerinin kısıtlanabileceği sinyali