Avrupa Türkleri ile 2000 yılından beri beraberiz.
Türk toplumunun gelişme sürecinden sürekli haberdar olmak için bizi takip edin...
+(49) 931 3598385
info@alp-media.org
Avrupa Türkleri ile 2000 yılından beri beraberiz. Türk toplumunun gelişme sürecinden sürekli haberdar olmak için bizi takip edin...
Sağlık Bakanlığının "covid19asi.saglik.gov.tr" adresinde yer alan anlık verilere göre, 3 Haziran saat 23.31 itibarıyla uygulanan birinci doz aşı sayısı 17 milyon 39 bin 869, ikinci doz aşı 12 milyon 788 bin 486 oldu.
Böylece toplam doz miktarı, 29 milyon 828 bin 355 olarak gerçekleşti.
İstanbul'da birinci doz aşı sayısı 2 milyon 876 bin 781, ikinci doz aşı sayısı 2 milyon 33 bin 988, toplamda 4 milyon 910 bin 769, Ankara'da birinci doz aşı sayısı 1 milyon 397 bin 287, ikinci doz aşı sayısı 1 milyon 70 bin 887, toplamda 2 milyon 468 bin 174, İzmir'de ise birinci doz aşı sayısı 1 milyon 152 bin 10, ikinci doz aşı sayısı 889 bin 163, toplamda 2 milyon 41 bin 173 doz olarak kayıtlara geçti.
- 6 bin 602 kişinin testi pozitif çıktı
Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, "covid19.saglik.gov.tr" adresinden paylaşıldı.
Buna göre, Türkiye'de son 24 saatte 222 bin 847 Kovid-19 testi yapıldı, 6 bin 602 kişinin testi pozitif çıktı, 114 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı 563 olarak kayıtlarda yer aldı.
Ağır hasta sayısı 1219 oldu, 8 bin 540 kişinin Kovid-19 tedavisinin veya karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 5 milyon 139 bin 993'e yükseldi.
Test sayısı 54 milyon 809 bin 788'e ulaştı, vaka sayısı 5 milyon 270 bin 299, vefat sayısı 47 bin 882 oldu.
Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 2,8, yatak doluluk oranı yüzde 49,9, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 62,8, ventilatör doluluk oranı yüzde 27,6, ortalama temaslı tespit süresi 7,5 saat ve filyasyon oranı yüzde 99,9 olarak kayda geçti.
- Yurt genelindeki Kovid-19 ile ilgili gelişmeler
Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kısıtlamalara rağmen açık bulunan masaj salonundaki 6 kişiye, "sosyal mesafe, maske ve sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal" suçlarından ceza uyguladı.
Kastamonu Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, bir haftada Kovid-19 tedbirlerine uymayan 45 kişiye para cezası verildi.
Sağlık Bakanlığınca açıklanan haftalık 100 bin nüfusa karşılık gelen Kovid-19 vaka sayısında 39,27'ye gerileyerek Karadeniz bölgesinin en az vaka görülen kenti olan Sinop'ta, yaz sezonunda turizm hareketliliği beklentisi arttı.
Türkiye'de Kovid-19 vakalarının en az olduğu illerden Tunceli'nin İl Sağlık Müdürü Çağdaş Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte salgına karşı yapılan aşı çalışmalarının hastanede yatan hasta sayılarını azalttığını bildirdi.
İSTANBUL (AA) - Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol, hipertansiyonu olan birçok insanın semptomları olmadığından, hastalığının farkında olmadığını belirterek, "Maalesef çoğu zaman insanlar kalp krizi veya felç geçirdikten sonra bu acı gerçeği öğreniyor." dedi.
Prof. Dr. Erol, Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, hipertansiyonun görülme sıklığı son derece yüksek olan çok yaygın bir hastalık olduğunu belirtti.
Erol, hipertansiyonun dünya genelinde erişkinlerde ölüme yol açan risk faktörleri arasında ilk sırada olmasının, erişkinler açısından belki de en önemli halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.
Hipertansiyonun sinsi seyirli ve belirtileri son derece silik bir hastalık olduğuna işaret eden Erol, şöyle devam etti:
"Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması gibi genel belirtiler verebilir ancak kronik yükseklikte bu belirtiler de olmayabilir. Bu durum da tanı konmayan hastaların tedavisiz yaşamalarına yol açıyor. Ancak kronik kan basıncı yüksekliği, kalp damar hastalığı, böbrek yetersizliği, kalp yetersizliği, beyin kanamaları ve felç için ana risk faktörünü oluşturuyor."
Prof. Dr. Erol, "Ülkemizde erişkin nüfusun yüzde 31,2'sinde hipertansiyon mevcut. Yani her 3 erişkinden biri hipertansif. Yaşla görülme oranıysa giderek daha da artıyor, 70'li yaşlarda her üç kişiden ikisi hipertansif hale geliyor. Öte yandan hipertansiyondan muzdarip birçok insan semptomları olmadığından, hipertansiyona sahip olduğunun bile farkında değil. Maalesef çoğu zaman insanlar kalp krizi veya felç geçirdikten sonra bu acı gerçeği öğreniyor."
- "Kovid'e odaklanırken, kronik hastalıkların ciddiyetini göz ardı etmemeliyiz"
Prof. Dr. Erol, hastalığın teşhisindeki en önemli adımın tansiyon ölçümü olduğunun altını çizerek, dernek olarak "Değerini Bil Kampanyası"nı başlattıklarını, amaçlarının toplumda hipertansiyon tanı ve tedavi oranlarının artırılarak buna bağlı risklerin en aza indirilmesi olduğunu söyledi.
Pandeminin hipertansiyon üzerine de olumsuz etkilerinin olduğunun altını çizen Erol, "Kovid-19 tabii ki öncelikli mücadele alanımız ancak bu durum kronik hastalıkların, diğer ölüm nedenlerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Türkiye ölüm istatistiklerine baktığımızda 2019'da tüm ölümlerin yüzde 37,1'inin dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla pandemiye odaklanırken diğer ölümcül kalp-damar sistemi hastalıklarını da unutmamamız gerekiyor." şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol, pandemi sürecinin de hipertansiyon üzerindeki olumsuz etkilerine değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Kovid-19 pandemisi döneminde maalesef evlerde kapalı kalındı. Bu da hareketsizlik, ona bağlı kilo alma, obezite riskini beraberinde getirdi. Stres faktörü de maalesef arttı. Özellikle hipertansiyon görülme oranının zaten çok yüksek olduğu 65 yaş üstü grubu düşündüğümüzde, bir yılı aşkın süredir kısıtlamalardan dolayı evlerde kalınması, bu riskte daha da olumsuz etkilere neden olabilir. Bu yüzden hastalarımıza 'evde de olsanız hareket edin, kalori alımını artırmayın, kilo almayın, tuzsuz diyetinizi bozmayın tabi ki ilaçlarınızı da düzenli almaya devam edin. Kısıtlamanın olmadığı saatlerde maskenizi takarak, mesafenizi koruyarak yürüyüşlerinizi yapın, hareketsiz kalmayın' diyoruz. Ülkemizde güzel ve yerinde bir uygulama ile pandemi döneminde kronik hastalıkların ilaç raporları uzatıldı. Hastalarımız direkt olarak ilaçlarına ulaşabiliyorlar. Hipertansiyon hastalarımız ilaçlarını bırakmasınlar. Kan basınçlarını düzenli ölçtürsün, olağan dışı bir gelişme olduğunda ise hekimine başvursunlar."
Pandemki dönemindeki ağır şartlarda bunalan insanların moral düzeyinin yüksek olmasına dikkat çeken Doktor Neslisah Terzioğlu Ayhaber’e yaptıgı açıklamalarda, “Insanlarımızın çoğunu Covid-19 tedbirleri nedeni ile birbirine yaklaşmadığı, hatta evde yalnız kalmaya özen gösterdiği bu süreçte kendilerince tedbirler aldığını biliyoruz. Bir taraftan doğru olan bu tedbirler öte yandan insanlarımızın hiç te alışık olmadığı ağır bir kültürel yükü de beraberinde getiriyor. Çoklu aile yapılarında özellikle aile içi dayanışmanın önemli olduğu kültürümüzde ortaya çıkan ani pandemi tedbilerine uymak ağır da gelse bu süreci dikkatli bir şekilde götürmemiz gerek.” dedi.
Bilindiği gibi pandemi sürecinde özellikle ileri yaştakilara kendi dilinde ve kültürel özellikleri konusunda bilgi sahibi olan hekimlerimiz birinci nesil insanlarımıza oldukça önemli moral desteği sunabiliyorlar.