Aytürk

Aytürk

Avrupa Türkleri ile 2000 yılından beri beraberiz. Türk toplumunun gelişme sürecinden sürekli haberdar olmak için bizi takip edin...

Almanya Savunma Bakanı'nın yeni yıl mesajını havai fişekler arasında vermesi tepki topladı
 
 

BERLİN (AA) - Almanya Savunma Bakanı Christine Lambrecht'in, yeni yıl mesajını sosyal medyadan havai fişek sesleri arasında vermesi büyük tepkilere yol açtı.

Bakan Lambrecht'in Ukrayna savaşıyla ilgili açıklamalarının yer aldığı video, kamuoyunda "utanç verici" ve "uygunsuz" olduğu gerekçesiyle eleştirildi.

Almanya'da ana muhalefette olan Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) eski Genel Başkanı Armin Laschet, Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Berlin'de akıllarını mı yitirdiler? Şansölye, Almanya'nın Avrupa ve dünyadaki etkisini gerçekten umursamıyor mu?" ifadesine yer vererek Lambrecht'e tepki gösterdi.

CDU'nun Savunma Komisyonu üyesi Serap Güler de Savunma Bakanı Lambrecht'in istifasını istedi.

Güler, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, "Arka planda yılbaşı havai fişekleri eşliğinde savaş hakkında yaptığı konuşma, utançlar serisini taçlandırıyor. Dolayısıyla Şansölye, bu bakanı tutmaya devam ettiği ve böylece ülkemizin itibarına daha fazla zarar verdiği her dakika için sorumlu tutulabilir." ifadelerine yer vererek bakanın istifa etmesi gerektiğini kaydetti.

Serap Güler, ayrıca, "Artık bizi (Almanya) bu şekilde kim ciddiye alabilir ki?" ifadesini kullandı.

CDU'lu milletvekili Thomas Rachel de Labrecht'i eleştirerek, "Sosyal Demokrat Partili Savunma Bakanı ülkemize zarar veriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Hür Demokrat Partili (FDP) Savunma Komisyonu Başkanı Marie-Agnes Strack-Zimmermann ise konuya mesafeli yaklaştığını ifade ederek, "Söz konusu yeni yıl videosu, bakanın ve iletişim ekibinin meselesidir. Ben şahsen bu ortamı biraz talihsiz buluyorum. Bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum." şeklinde görüş bildirdi.

Instagram'da paylaşılan videoda Lambrecht, 2022'yi patlayan havai fişeklerin arasında değerlendirmişti.

Lambrecht paylaşımında, "Avrupa'nın ortasında devam eden bir savaş var ve bununla bağlantılı olarak birçok özel izlenim edindim. İlginç ve harika insanlarla pek çok kez karşılaştım." ifadelerini kullanmıştı.

Savunma Bakanlığı sözcüsü ise bunun özel olarak kaydedilmiş bir video olduğunu ve bakanlık kaynaklarının kullanılmadığını belirterek, yorum yapmaktan kaçındı.

Sosyal medya kullanıcıları da Savunma Bakanı Lambrecht'in yeni yıl mesajını havai fişek sesleri arasında vermesini "utanç verici" ve "uygunsuz" şeklinde nitelendirdi.

 

BERLİN (AA) - Almanya'da hükümet, yeni yıl kutlamaları sırasında ülkede görev başındaki polislere ve itfaiye erlerine yapılan saldırıları kınadı.

 

Alman Hükümet Sözcü Yardımcısı Christiane Hoffmann, Berlin’de yaptığı açıklamada, Alman Hükümetinin ve Başbakan Olaf Scholz'un, yılbaşı gecesi görevdeki polislere ve itfaiye erleri ile gönüllü çalışmalar yapanlara ve gazetecilere yönelik yapılan saldırıları sert bir şekilde kınadığını belirtti.

 

Alman Hükümetinin, eyaletlerdeki ilgili kurumların saldırıları gerçekleştirenlere karşı kararlılıkla soruşturma yapacağına güvendiğini belirten Hoffmann, "Hukuk devleti, şehirlerimizde huzur içinde kutlama yapan insanların ve görevlerini yerine getiren kurtarma ekiplerinin bu tür saldırılara maruz kalmalarına izin vermemelidir." ifadesini kullandı.İçişleri Bakanı Nancy Faeser da polise, itfaiye erlerine ve acil yardım ekiplerine yapılan saldırıların yasalar kapsamında en sert şekilde cezalandırılması gerektiğini belirterek, "Çünkü hepimizi koruyan insanlar, hukuk devletinin kendilerini de koruyacağına tamamen güvenebilmeli." dedi.

 

Görev başındaki polisleri ve kurtarma ekiplerinin korunmasına yönelik yasaların son yıllarda önemli ölçüde sertleştirildiğini ifade eden Faeser, bu yasaların şimdi uygulanması gerektiğine, bu bağlamda saldırganlara karşı hapis cezalarının da verilebileceğine işaret etti.

Yılbaşı gecesi kutlamalar sırasında Almanya'nın çeşitli kentlerinde görev başındaki polislere ve itfaiye erlerine saldılar gerçekleştirilmiş, saldırıların en yoğun yapıldığı başkent Berlin’de toplam 33 polis ve itfaiyeci yaralanmıştı.

 

Berlin polisi, yılbaşı gecesi kundaklama, patlayıcı maddelerle ilgili ihlaller ve polise saldırı gibi suçlardan 5'i kadın 103 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

BERLİN (AA) - Almanya'da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Frankfurt Birliğine ait büroya, yılbaşı gecesi saldırı düzenlendiği bildirildi.
 

CHP Frankfurt Birliği Başkanı Ali Ercan, yaptığı yazılı açıklamada, Frankfurt'un en işlek caddelerinden birinde bulunan ofislerine, yılbaşı gecesi saldırı yapıldığını belirtti.

Saldırıda, bürodaki Atatürk portresinin zarar gördüğünü aktaran Ercan, içeride kimsenin olmaması dolayısıyla yaralanan olmadığını ifade etti.

 

Alman makamlarından saldırıyı gerçekleştirenleri bir an önce yakalayıp yargı önüne çıkarmalarını talep ettiklerini vurgulayan Ercan, Dışişleri Bakanlığından da konunun takipçisi olmasını istediklerini kaydetti.

 

Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer'in, saldırı düzenlenen büroyu ziyaret ederek yöneticilerine geçmiş olsun dileğinde bulunduğu öğrenildi.

Milli ve Dini Konular Vakfı: “Trakya’daki Azınlık’ın çoğunluğu Osmanlı döneminde zorla Müslümanlaştırılan Pomaklar”! öylemi.
 
 
Güneş balçıkla sıvanmaz.
Yalanlarınızda kimi kandırıyorsunuz. Karşınızda çocuk yok, dünyanın en tarihi milleti Türkler var. Biz galubeladan beri Türküz müslümanız.
 
ABTTF Başkanı: Halit Habip Oğlu “Şimdi de ‘Trakya’daki Azınlık’ın çoğunluğunun erken Osmanlı döneminde zorla Müslümanlaştırılan Pomaklar’ olduğu iddiası gündeme geldi! O halde neden biz sürekli Türk’üz diyoruz, neden? Anlaşılan ülkemiz o derece çıkmazda, şimdi de tarihte geriye gidip gerçekleri yeniden inşa çabası içine girildi!”
 
 
Selanik merkezli Milli ve Dini Konular Melathron Anastasiou-Ioulias Billi Vakfı (I.E.T.P.), T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na gönderdiği mektupta Türkiye dışındaki Müslüman dini makamlar ve azınlıklara ilişkin ortak bir karar metnini iletti, bu karar metninde erken Batı Trakya’da yaşayan Azınlık’ın büyük bir çoğunluğunun erken Osmanlı yönetiminde zorla Müslümanlaştırılan Pomaklar olduğunu ileri sürdü.
 
Adı geçen vakıf, T.C. Dışişleri Bakanı’na ilettiği kararında Lozan Antlaşması’nın 27, 30 ve 45. maddelerine atıfta bulunarak Türkiye’nin ülke dışındaki Müslüman dini makamlar ve azınlıklar konusunda yaptığı açıklamaların “Türkiye’nin Yunanistan’ın Trakya bölgesinde yaşayan Müslüman Azınlığına yönelik açık ve küstah müdahalesi” olduğunu belirtti.
 
 
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu’nun Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyarete, bu ziyaret sırasında Türk Dışişleri Bakanı’nın Batı Trakya Türk toplumu ile ilgili yaptığı açıklamalara ve sonrasında Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya atıfta bulunan vakıf, Lozan Antlaşması’nda “Türk Azınlık” ifadesinin yer almadığını söyledi, Türkiye’nin açıklamalarının bölgede yaşayan zorla Müslümanlaştırılan Pomakları öfkelendirdiğini ileri sürdü. Bölgedeki Müslüman azınlığın Pomaklar, Romanlar, Türk kökenliler ve diğerlerinden oluştuğunu belirten vakıf, Müslüman azınlık içerisinde büyük çoğunluğu oluşturan Pomakların Türk kökenini reddettiklerini söyledi.
 
 
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, “Son dönemde ülkemizi yönetenler sürekli Lozan Antlaşması’na atıfta bulunarak bizim Türk olmadığımızı, Müslüman olduğumuzu dile getiriyorlar ancak aynı Lozan Antlaşması ile tanımlanan Türkiye’deki azınlık için gayri-Müslim azınlık değil Ortodoks Rum azınlık ifadesini kullanmakta herhangi bir sakınca görmüyorlar. Şimdi de ‘Trakya’daki Azınlık’ın çoğunluğunun erken Osmanlı döneminde zorla Müslümanlaştırılan Pomaklar’ olduğu iddiası gündeme geldi! O halde neden biz sürekli Türk’üz diyoruz, neden? Anlaşılan ülkemiz o derece çıkmazda, şimdi de tarihte geriye gidip gerçekleri yeniden inşa çabası içine girildi! Yazık, gerçekten yazık! Samimiyetle mevcut sorunları çözmek için uğraşacaklarına geçmişi yeniden yazarak bugünü değiştirme çabası ile boşa kürek çekiliyor!”
 
Haber: Dogan Tufan
 
 

NEW YORK (AA) - ABD Kongresinin alt kanadı Temsilciler Meclisinde yapılan 6'ıncı tur oylamada da 201 oyda kalan Cumhuriyetçilerin çoğunluk lideri Kevin McCarthy, başkan seçilmek için yeterli desteğe yine ulaşamadı.

 

8 Kasım 2022'deki ara seçimlerin ardından Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinde başkan seçimi krizi devam ediyor. Bugün yapılan son 3 oylamada sonuçlar aynı kaldı.

6'ıncı tur oylamada, McCarthy 201 oyda kalırken, kendisine destek vermemekte ısrarcı olan 20 Cumhuriyetçi vekil, oylarını vekil Byron Donalds'tan yana kullandı.

212 Demokrat üyenin tamamı parti liderleri Hakeem Jeffries için oy kullanmaya devam ediyor.

Bir milletvekili ise adaylardan hiçbirine oy vermedi.

 

- Cumhuriyetçiler arasındaki bölünmüşlük sürüyor

ABD Temsilciler Meclisinde son 100 yıldır ilk kez yapılan 6 oylamada da yeterli çoğunluğa ulaşılamadığı için Meclis Başkanı seçilemiyor.

Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın sıkı destekçisi olan bir grup Cumhuriyetçi üye, Trump'ın "McCarthy'e oy verin" çağrılarına rağmen aksi yönde oy kullanmaya devam ediyor.

 

- Cumhuriyetçilerin lideri McCarthy kimdir?

1965 doğumlu Kevin McCarthy, ilk kez 2006'da Cumhuriyetçi Parti'den Kongre üyesi seçilmişti. Aslen iş insanı olan Kaliforniyalı siyasetçi, 2018'den bu yana Temsilciler Meclisinde Cumhuriyetçilerin azınlık lideri olarak görev yapıyordu.

Trump'ın sıkı destekçilerinden McCarthy, 2020'deki başkanlık seçim sonuçlarına itirazında Trump'ın yanında yer almıştı. Daha sonra seçimlerin meşru olduğunu kabul eden Cumhuriyetçi siyasetçi, 6 Ocak 2021'de Kongre binasına gerçekleştirilen saldırıyı da kınamıştı.

 

- Byron Donalds kimdir?

1978 doğumlu Floridalı siyasetçi Donalds, Meclisteki Cumhuriyetçi iki siyahi üyeden biri. Eski bir iş insanı olan Donalds, Cumhuriyetçi partide son dönemde yıldızı parlayan isimler arasında yer alıyor.

Donalds, kürtaj karşıtı ve aynı zamanda sıkı bir bireysel silahlanma savunucusu olarak öne çıkıyor.

 

- İlk 5 turdaki oylamalarda adaylar yeterli sayıya ulaşamamıştı

8 Kasım 2022'deki ara seçimlerin ardından 3 Ocak'ta ilk oturumunu yapan 118. ABD Kongresinin iki yıllık yeni yasama süreci, başkan seçimi kriziyle başlamıştı.

 

Temsilciler Meclisinde yapılan 4 tur oylamada da üyeler, Meclis Başkanını seçememişti. 5 oylama boyunca 212 Demokrat üyenin tamamı ise parti liderleri Hakeem Jeffries için oy kullanmaya devam etmişti.

Cumhuriyetçilerin çoğunluk lideri Kevin McCarthy, son olarak partisinden 201 kişinin oyunu almış, muhafazakar Cumhuriyetçilerin 20'si ise Byron Donalds'a oy vererek, McCarthy'nin çoğunluğu elde etmesine izin vermemişti.

- Başkan seçilene kadar oylamalar devam edecek

Eski ABD Başkanı Trump, Temsilciler Meclisinde 5 kez üst üste yapılan oylamada Meclis Başkanı olmak için kendi partisinden yeterli çoğunluğu elde edemeyen McCarthy'e oy verme çağrısı yapmıştı.

ABD'de Temsilciler Meclisi Başkanı, devlet başkanı ve başkan yardımcısından sonra protokolde üçüncü sırada yer alması bakımından önem arz ediyor.

Temsilciler Meclisi, başkanını seçmeden işlemeye başlayamıyor. Milletvekillerinin yeni başkanın seçilmesi için gereken çoğunluğu elde edene kadar oylamaya devam etmesi bekleniyor.

 Kasım 2022’de yüzde 10 olan yıllık enflasyon, Aralık 2022’de piyasa beklentilerinin altında gerçekleşerek yüzde 8,6'ya geriledi
 

BERLİN (AA) - Almanya'da Kasım 2022'de yüzde 10 olan yıllık enflasyon, ısıtma faturalarının devlet tarafından ödenmesinin etkisiyle Aralık 2022'de yüzde 8,6’ya geriledi. Böylece 2022'de ortalama enflasyon yüzde 7,9’a çıkarak 1951’den bu yana en yüksek seviyesini gördü.

 

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), fiyat artışlarına ilişkin Aralık 2022 öncü verilerini açıkladı.

Buna göre, Kasım 2022’de yüzde 10 olan yıllık enflasyon, aralıkta piyasa beklentilerinin altında gerçekleşerek yüzde 8,6 oldu.

Yıllık enflasyona ilişkin beklenti aralıkta yüzde 9,1'e inmesi yönündeydi.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aralıkta aylık bazda ise yüzde 0,8 geriledi.

 

Enerji fiyatlarının yıllık bazda yüzde 24,4 artması dikkati çekerken yıllık artış gıda fiyatlarında yüzde 20,7 ve hizmetlerde yüzde 3,9 oldu.

Almanya'da AB uyumlu öncü TÜFE, aralıkta bir önceki aya göre yüzde 1,2 azalırken, yıllık yüzde 9,6 yükseldi. AB uyumlu verilere göre ortalama enflasyon ise 2022'de yüzde 8,7'ye çıktı.

 

Destatis, 2022'de enflasyonun ortalama yüzde 7,9’a çıkarak 1951’ten beri en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi. 2021’de ortalama enflasyon yüzde 3,1 olarak kayıtlara geçmişti.

Bu arada, Kovid-19 salgını öncesi 2019'da enflasyon yüzde 1,4 ve salgının ilk yılı 2020’de ise yüzde 0,5 olarak kayıtlara geçmişti.

 

Destatis açıklamasında, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından beri özellikle enerji ve gıda fiyatlarının gözle görülür şekilde arttığı ve bunun da enflasyon oranı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirtildi.

Açıklamada, Aralık 2022'de, federal hükümet tarafından vatandaşların doğalgaz ve diğer ısıtma faturalarının ödenmesinin enflasyonu aşağı yönlü baskıladığı ifade edildi.

Alman devleti milyarlarca avroluk yardımla şirketleri ve tüketicileri enerji faturalarında rahatlatmaya çalışıyor. Bu yıl, elektrik ve gaz için üst fiyat limitlerinin hane halkı ve şirketler için artan maliyetleri hafifletmesi amaçlanıyor.

Ekonomistler, bunun 2023'te enflasyondaki artışı azaltmasını bekliyor.

Bunun yanında, Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), 23 Kasım 2022’de Alman hükümetinin enflasyonu tetikleyen yüksek enerji fiyatlarını düşürme çabalarına rağmen enflasyonun gelecek yıl çift hanelerde kalabileceğini duyurmuştu.

 

KÖLN (AA) - Almanya'nın Köln kentinde genel merkezi bulunan İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) İrşad Başkanlığı, Avrupa genelinde yetişen hafızlar arasında 7 Ocak'ta Köln'de yarışma düzenleyecek.

 

Avrupa Kur'an-ı Kerim Tilavet Yarışması'nda seçilen hafızlar, IGMG’yi uluslararası hafızlık yarışmalarında temsil edecek.

IGMG İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hafızlık çalışmalarının gün geçtikçe gelişen ve Müslümanlar arasında teveccüh gören bir alan olduğunu söyledi.

 

Birkaç noktada başladıkları hafızlık çalışmasının halihazırda 24 bölgede, 82 kurumda yürütüldüğünü belirten Yalınkılıç, 1700 civarında öğrencinin eğitim gördüğünü dile getirdi.

Yalınkılıç, "Bu kurslarımızdan 164 hafızımız mezun olarak 'Hafızlık Belgesi' almıştır. Hem kız hem erkek talebelere yönelik yürüttüğümüz bu çalışmanın hafızlarımız arasında yarışma yapabilecek seviyeye ulaşmış olması bizi ziyadesiyle memnun etmektedir. Avrupa’da ilk kez yapılacak yarışmamız, Avrupa Müslümanları için de tarihi bir adım olacaktır." diye konuştu.

 

Söz konusu yarışmayla IGMG teşkilatlarının hafızlık çalışmalarının dünyaya tanıtılmasını amaçladıklarını vurgulayan Yalınkılıç, yarışmada dereceye girecek hafızların uluslararası yarışmalarda teşkilatı temsilen yer alacaklarını kaydetti.

IGMG Genel Merkez binasında 7 Ocak'ta yapılacak yarışmada, üç farklı kategoride dereceye giren yarışmacılar umre, kültür turu ve para ödülleriyle ödüllendirilecek.

BERLİN (AA) - Almanya Ulaştırma Bakanı Volker Wissing, ülkede 15 Nisan'da faaliyetlerinin durdurulması kararı alınan üç nükleer santralin ömrünün uzatılıp uzatılmamasına ilişkin kararın uzmanlar tarafından verilmesini istedi.
 

Wissing, Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, enerji arzının istikrarlı ve daha uygun fiyatla nasıl sağlanacağı ve aynı zamanda iklim koruma hedeflerine nasıl ulaşılacağı konusunda uzmanların cevabına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Bu açıklamayla koalisyon hükümetindeki nükleer santraller ile ilgili tartışmayı yeniden alevlendiren Bakan Wissing, "Siyasi olarak bunu tartışmak istemiyorsak o zaman bilimsel olarak açıklığa kavuşturmamız gerekiyor." ifadesini kullandı.

Wissing, elektrikli otomobillerin bataryalarını şarj etmek için kömürden üretilen elektrik kullanıldığında iklimi korumak için hiçbir şey yapılmayacağına işaret ederek, "İnsanlar elektrikli araçların sadece pahalı olmadığını, aynı zamanda iklim için de kötü olduğunu görürse dönüşüm bir fiyaskoya dönüşür." değerlendirmesinde bulundu.

 

Hür Demokrat Partili (FDP) Bakan Wissing, ülkesinin yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması konusunda yeterince yol almadığını da kaydetti.

Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal Meclis Başkanı Baerbel Bas ise, nükleer santrallerin ömrünün uzatılmasının yeniden tartışmaya açılmaması gerektiğini belirtti.

Bas, nükleer santraller konusunda pek çok sorunun bugüne kadar çözülemediğini belirterek, "Her şeyden önce kimsenin istemediği nükleer atık konusu." dedi.

 

Yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasının hızlandırılması gerektiğini ifade den Bas, nükleer santrallerde ısrar etmenin yenilenebilir enerji dönüşümü frenleyeceğini söyledi.

Almanya'da SPD, Yeşiller ve FDP'den oluşan koalisyon hükümetinde daha önce nükleer santrallerin faaliyette bulunma süresi konusunda tartışma yaşanmıştı.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 17 Ekim'de ülkenin kalan 3 nükleer santralinin 15 Nisan'a kadar çalışır durumda tutulması talimatı vermişti.

 

Almanya, 2011'de Japonya'da yaşanan Fukuşima nükleer faciası sonrası nükleer enerjiyi terk etme kararı almıştı.

Söz konusu facia sonrası Alman hükümetinin çıkardığı nükleer enerjiden çıkış yasası uyarınca son üç nükleer enerji santralinin de 2022 sonuna kadar kapatılması planlanıyordu.

 

Almanya, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova'dan gelen enerji arzındaki kesinti ve enerji fiyatlarında yaşanan artıştan dolayı ülkedeki 3 nükleer santralin ömrünü 2023'ün ilkbaharına kadar uzatmıştı.

 

BERLİN (AA) - Almanya'da Berlin Eyaleti Adalet, Çeşitlilik ve Ayrımcılıkla Senatörlüğünde müsteşar olan Saraya Gomis, Bergama Sunağı ve Nefertiti büstünün geldikleri ülkelere iade edilmesi gerektiğini söyledi.

 

Gomis, Tagesspiegel gazetesine yaptığı açıklamada, "Prensip olarak şahsen Bergama Sunağı ve Nefertiti büstünün iade edilmesinden yanayım. Ancak buna başkaları karar verecektir." dedi.

 

Kültürel varlıkların iadesi söz konusu olduğunda, bakış açısının değişmesi gerektiğini belirten Gomis, "Ayrımcılık karşıtı bir bakış açısıyla şunu söylemek zorundayız; dünyanın diğer bölgelerinden gelen tüm kültürel varlıklar bize ait değil. Onlar burada gayrı meşru şekilde bulunuyorlar. İkinci adımda, bunların nasıl iade edilebileceğini görmeliyiz." ifadelerini kullandı.

 

1870'li yıllarda Alman mühendis Carl Humann tarafından o dönem Osmanlı topraklarından Prusya'ya getirilen Bergama Sunağı Berlin'deki Pergamon (Bergama) Müzesi'nde sergileniyor.

Nefertiti büstü ise Berlin'e Mısır'dan getirilmişti.

 

 

KÖLN (AA) - Almanya'nın Hanau kentinde 19 Şubat 2020'de iki kafeye düzenlediği saldırıda aralarında Türklerin de bulunduğu 9 kişiyi öldüren ırkçı terörist Tobias Rathjen'in babası Hans-Gerd Rathjen'in, kurbanların ailelerine yönelik uzaklaştırma kararını defalarca ihlal ettiği gerekçesiyle gözaltına alındığı bildirildi.

 

Hanau Savcılığınca yapılan açıklamada, hakkında kurbanların ailelerine yönelik tehdit, takip ve hakaret gibi suçlamalarla çok sayıda dava açılan 75 yaşındaki Rathjen'in gözaltına alındığı belirtildi.

Rathjen'in, oğlunun Hanau'daki terör saldırısında katlettiği 9 göçmen kökenli gençten biri olan Ferhat Ünvar'ın ailesinin oturduğu binanın önünde yasaklı olmasına rağmen dolaşması nedeniyle karakola götürüldüğü ve bir geceyi nezarette geçirdiği, ertesi gün polis tarafından serbest bırakılan Rathjen'in, yeniden mağdur ailenin evinin önüne gittiği belirtildi.

 

Uzaklaştırma kararını defalarca ihlal eden Rathjen'in gözaltına alındığı kaydedildi.

Rathjen'in daha önce de Hanau'da düzenlenen ırkçı terör saldırısında yaşamını yitirenlerin ailelerine "vahşi yabancılar" diyerek hakaret ettiği için Hanau bölge mahkemesi tarafından para cezasına çarptırıldığı bilgisi paylaşıldı.

Hanau'da yaşamını yitirenlerin aileleri daha önce AA muhabirine yaptıkları açıklamada, ırkçı teröristin babası Rathjen tarafından tehdit edildiklerini belirterek bir katliamın daha yaşanmaması için yetkililerden önlem almalarını talep etmişlerdi.

 

- Irkçı terör saldırısı

Almanya'nın Hanau kentinde 19 Şubat 2020 gecesi iki kafeye düzenlenen ırkçı terör saldırısında, aralarında 4 Türk'ün de bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetmişti.

Özel harekat timinin düzenlediği operasyonda, saldırıyı gerçekleştiren 43 yaşındaki ırkçı terörist Tobias Rathjen ve 72 yaşındaki annesi evlerinde ölü bulunmuştu.

Saldırgan Rathjen'in avcılık belgesi olduğu ve ardında bir mektupla video bıraktığı kaydedilmişti.

 

Dönemin Başbakanı Angela Merkel, saldırıyla ilgili "Irkçılık zehirdir, nefret de zehirdir ve bu zehir toplumumuzda vardır." açıklamasında bulunmuştu.

Federal Savcılık tarafından Aralık 2021'de yapılan açıklamada, saldırıyla ilgili soruşturma kapsamında başka kişilerin suç ortağı, azmettirici veya yardımcı olduğuna ya da failin bir sırdaşı bulunduğuna dair yeterli delil olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği bildirilmişti.